MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ödenmeyen ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 14/06/2007 tarihinden itibaren... ... Tesislerinde şoför olarak çalıştığını, söz konusu iş yerinde 14/06/2007 tarihinden beri sabah 08:00 akşam 23.00 saatleri arasında normal mesai gibi çalıştığını, genel tatil günlerinde de işyerinde ... yaptığını, davacının yaklaşık 1.500,00 TL. maaş aldığını, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini ancak karşı tarafın haksız olduğu konuda haklı konuma geçmek ve müvekkiline de kıdem ve ihbar tazminatını ödememek için 01/08/2011 tarihinde üst üste iki gün işe gitmediğinden dolayı iş akdinin fesih edildiğine ilişkin noter ihtarı çektiklerini, iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ödenmeyen ücret alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının müvekkil şirkette çalışmakta iken .../07/2011 tarihinden başlamak üzere iki gün istirahat raporu aldığını, istirahatinin bitimini takip eden 28-29-30/07/2011, 01/08/2011 tarihlerinde ise hiçbir mazeret bildirmeksizin ve izin almaksızın işe gelmediğini, bu nedenle davacının iş akdinin 01/08/2011 tarihinde feshedildiğini, davacının fazla ... ücreti, genel tatil ücreti olmak üzere müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine karar, Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı iş akdinin dava dilekçesinde 28/07/2011 tarihinde feshedildiğini, 12/08/2011 tarihli noter ihtarnamesinde ise; “… 23.07.2011 tarihinde müdür ... ..., benim ... e kamyonu götürüp getirdiğimi ve gece 3 kadarda çalıştığımı bilmesine rağmen beni ertesi gün Pazar günü içinde çalışmamı söyledi, bende, ... Bey çok yorgunum dememe rağmen hayır çalışacaksın yoksa defolup git dedi bende Pazar günü yorgun olduğum için işe gidemedim, bunun üzerine pazartesi işe gittiğimde beni iş den kovdu ve güvenlikçilere tembih ederek anahtarları tarafıma verilmemesini sağlamıştır. Karşı taraf beni 25.07.2011 tarihinde iş den kovmuştur..”açıklamaları ile 25/07/2011 tarihinde feshedildiğini bildirmiştir. Dosyada mevcut Temmuz 2011 bordrosunda, davacıya 23 günlük ücret tahakkuk ettirildiği yazılıdır.
İş akdinin haklı nedenle feshedildiğini iddia eden ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davalı işveren, davacının devamsızlık yaptığını savunmuşsa da, buna ilişkin tanık dinletmemiştir.Yukarıda belirtildiği üzere davacıya 23 günlük ücret tahakkuk ettirilmesi karşısında, davacının 12/08/2011 tarihli ihtarnamesinde ki açıklamanın oluşa uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, davacının iş akdinin devamsızlık haklı nedeniyle feshedildiği, ispat yükü üzerinde olan işveren tarafından usulünce ispatlanamadığından, davacının hizmet akdinin haksız olarak 25/07/2011 tarihinde işveren tarafından feshedildiği kabul edilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin hesabının yapılarak, hüküm altına alınması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatının reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. “ gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yargılama yapılmış ve kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında, dava tarihi olarak 14/11/2011 yazılması gerekirken, 30/09/2015 tarihinin yazılması maddi hata olup, yerel mahkemece her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
3-Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Mahkemenin ilk kararının davacı temyizi üzerine karar Dairemizin, 02/04/2015 gün ve 2014/471 E. 2015/13100 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında, davacı vekili bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunu esas alarak alacak miktarlarını ıslah suretiyle artırmış, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilerek dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı” kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunu esas alarak, alacak miktarlarını ıslah ederek artırmasına değer verilerek, ıslah talebi doğrultusunda karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Hükmüne uyulan bozma ilamında kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki talepler bozma kapsamı dışında kalmış ve diğer taleplerin reddi hususu kesinleşmiştir. Bozma sonrası kurulan hükümde, reddedilen alacakların açıkça belirtilmemesi de HMK’nun 297/2. maddesine aykırıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.