MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 6. İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılardan ... ile ... Müt.Ltd.Şti-...Ltd.Şti. Ortaklığı avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi davalı avukatlarının istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İst...in Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, 2010 Nisan ayından beri ... Büyükşehir Belediyesinde kesintisiz ve fiili olarak çalışan kalifiye bir eleman olduğunu, 31/12/2015 tarihinde davalı tarafça kendisine telefonla ulaşılarak sözleşmesinin fesholduğu ve 2016 yılı itibariyle kendisiyle çalışılmayacağının bildirildiğini, müvekkiline ihtar veya yazılı fesih bildirimi olmaksızın alelade bir telefon görüşmesi ile ve haklı hiçbir nedene dayanmaksızın fesih bildiriminin yapılmış olması, bu şekilde yapılan feshin geçersiz olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, iş verenin işçiyi işe başlatmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminatın, boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücretin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Müt. Ltd. Şti - Erhan Nak. Ltd. Şti. Ort. vekili ; müvekkilin, şirket ortağı bulunduğu adi ortaklık 'Ortak Girişimi' ile davalı Belediye bünyesinde yapılan hizmet işini ihale neticesinde ve sözleşmede belirlenen süre ile sınırlı şekilde alarak belediye bünyesinde hizmet vermeye başladığını, davacının da bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde ve sözleşme süresi ile sınırlı olacak şekilde kayden müvekkil sigortalısı olarak çalıştığını, davalı Belediye bünyesinde yürütülen hizmet işlerinin ilk defa müvekkile ihale olunan sözleşme ile başlamadığını, bu tarihten önce de davalı Belediyenin farklı şirketler vasıtası ile ancak yine aynı personeller ile söz konusu hizmeti verdiğini, davacının 2010 yılından beri kesintisiz şekilde davalı Belediye bünyesinde çalıştığını ve gerçek işvereninin Belediye Başkanlığı olduğunu belirttiğini, personel sayısının belirlenmesi, işçilerinin yönetim, sevk ve idaresinin asıl işveren olan Belediye'ye ait olması, özellikle işçilerin işe alınmaları ve işlerine son verilmesi bakımından asıl işvereninin tek yetkili olması, alt işvereninin bağımsız bir organizasyona sahip olmaması nedeniyle, kayden müvekkili şirketler sigortalısı görünen davacı işçinin baştan itibaren davalı belediye işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının her ne kadar müvekkil şirket işçisi olarak görünse bile ihale süresi ve davacının işe alınması ve işine son verilmesi çalışma koşullarının belirlenmesi, çalışanların sevk ve idarelerinin t...inin tamamen davalı Belediye'nin insiyatif ve kontrolünde olup, davacının yazılı kayıtlar harici müvekkili ile hiçbir bağı bulunmadığını savunarak, işverenlik sıfatı bulunmayan müvekkili yönünden davanın husumetten reddini, 6552 sayılı yasının 8.maddesine göre sorumluluk tek başına davalı Belediye Başkanlığı'na ait olduğundan müvekkilleri açısından davanın husumetten reddini, veya davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle müvekkili şirketler yönünden esastan reddini, talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın süresinde açılmadığından, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacının ihale neticesinde ihaleyi alan firmanın elemanı olarak çalıştığını, belediyenin davacının işvereni olmadığını, 5393 sayılı yasa kapsamında 4734 sayılı yasa gereği ihale edilen işe ilişkin olarak davacının yüklenici firma nezdinde çalıştğını, davacının iş güvencesi kapsamında olmadığını, davacıya ait maaş ödemeleri ve sigorta prim ödemelerinin belediye tarafından yapılmadığını, işe devam çizelgelerinin belediye tarafından kayıt altına alınmadığını, yüklenici ile imzalanan ihale sözleşmesi gereği sorumluluğun yüklenicide bulunduğunu, ihale yaklaşık maliyet hesabının yapılması aşamasında dava konusu edilen bedeller göz önünde tutulmak suretiyle yükleniciye hak ediş olarak tahakkuk ettirilerek ödendiğini, hizmet alımı genel şartnamesinde tüm sorumluluğun yüklenicide olduğunun belirtildiğini, davacının işvereni konumunda olan firmaya yönlendirmesi gereken işe iade ve tazminat talebini belediyeye yönlendirmesinin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını savunarak, öncelikle zamanaşımı, husumet nedeniyle veya esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davalılar iş akdinin haklı veya geçerli sebeple sona erdiğini ispatlayamadıkları ve davacıya iş akdinin feshi ve sebebi yazılı olarak bildirilmediği, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı belediye vekili istinaf bavşurusunda; müvekkili belediyenin davacının işvereni olmadığını, yasa gereği ihale edilen işe ilişkin olarak yüklenici firma nezdinde çalıştığını, davacıya ait maaş ödemeleri ve sigorta prim ödemelerinin müvekkili belediyece yapılmadığını, işe devam çizelgelerininde müvekkili belediye tarafından kayıt altına alınmadığını, yüklenici ile imzalanan ihale sözleşmesi gereği sorumluluğun yüklenicide bulunduğunu, mahkemece eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının müvekkili idare yönünden kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Müteahhitlik Tem.Yem. ...Ltd.Şti vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirketinde ortağı olduğu adi ortaklıklığın diğer davalı idare bünyesinde yürütülen hizmet işini ihale neticesinde ve sözleşmede belirlenen süre ile aldığını bu kapsamda davacının kayden işvereni olduğunu, her ne kadar kayden müvekkili şirket işçesi olarak gözükse de davacının işe alınması ve işine son verilmesi, çalışma koşullarının belirlenmesi, sevk ve idaresinin t...i ve hatta işten çıkartılanlar yerine alınacak yeni güvenlik görevlilerinin belirlenmesinin dahi tamamen davalı idarenin insiyatifinde olduğunu, mahkeme tarafından davacının iş ortaklığı nezdinde işe iadesine karar verilmiş ise de, adi ortaklık şeklinde teşekkül eden iş ortaklığının ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu anlamda davacının da mevcut olmayan bir tüzel kişilik nezdinde işe iadesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, iş akdinin feshinde yazılı fesih bildirimi yapılması şartına uyulmadığı salt bu nedenle feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekilleri tarafından süresinde, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G)Gerekçe
Hukuk Genel Kurulunun 8.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kararın da ortak girişimi oluşturan şirketler hakkında kurulması gerekir. Kararın tek başına ortak girişim hakkında verilmesi olanağı yoktur.
Dosya içeriğine göre davacı işçi dava dilekçesinde davalı olarak ... Müt.Ltd.Şti- ...Ltd.Şti. Ort. şirketini göstermiştir.
Dava dilekçesi ortak girişimi oluşturan şirketlere ayrı ayrı tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, vekillerle ilgili vekaletname veya tevkil belgeleri tamamlatmalı ve hükümde ortak girişimi oluşturan şirketler ayrı ayrı gösterilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde tüzel kişiliği olmayan ortak girişim hakkında hüküm kurulması hatalıdır.
H)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.