MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 4. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 24.08.2013 tarihinde davalı şirketin ... AVM'de bulunan mağazasında satış danışmanı olarak çalışmaya başladığını, son aylık brüt ücretinin 3.708,69 TL olduğunu, davalı şirketin davacıyı ve aynı mağaza çalışanı ...'i yasal hakları ve tazminatları ödenmeksizin işten çıkarmaya karar verdiğini, mağaza bölge müdürü ... ve davacının çalıştığı mağaza müdürü ...'nın 05.12.2015 tarihinde davacıya haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla kendi istekleri ile işten ayrılmalarını söylediğini, bunun kabul edilmemesi ile davacının işten kovulduğunu, tatil gününe rastlaması nedeniyle 07.12.2015 tarih ve 34473 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacının işe iade talebinde bulunduğunu, davalı işverenliğin ... noterliğinin 07.12.2015 tarih ve 17160 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacı hakkında asılsız iddialarda bulunarak iş aktinin feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğine, işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin müvekkili şirket tarafından 05.12.2015 tarihinde başka bir çalışanla anlaşarak bu çalışanın satışlarını kendi satışları gibi sisteme girip Ekim 2015 dönemi için hak ettiğinden fazla prime hak kazandığını, Ekim 2015 döneminde bireysel satış hedefi 31.400,00 TL olan davacıya sistemde 31.490,00 TL tutarında satış yapmış görünmesi ve bu satış tutarına göre bireysel hedefini %100 gerçekleştirmiş görünmesi nedeniyle bireysel satış tutarlarının %3,2 oranında 1.007,68 TL net prim ödendiğini, davacının satış tutarının 31.400,00 TL’nin altında olması halinde, yani davacının sistemde yapmış göründüğü 31.490,00 TL satıştan 90 TL daha az satış yapması durumunda bireysel satış hedefi %100 gerçekleşmediğinden %1,1 oranında prim alması gerekeceğini, davacıya satış geçmiş olan, davacı tanığı ...’in Ekim 2015 ayı bireysel satış hedefi 45.762,00 TL olup, sistemde 26.070,60 TL satış yapmış göründüğünden ...’e bireysel satış tutarlarının %1,1 oranında 286,78 TL net prim ödendiğini, ...’in Ekim 2015 ayının son haftası yapmış olduğu toplamda 5.000,00 TL civarındaki satışları davacı adına geçirilmeseydi, davacının Ekim 2015 satış tutarının (31.490,00 – 5.000,00 =) 26.490,00 TL, davacı tanığı ...’in Ekim 2015 Satış tutarının ise 26.070,60 + 5.000,00 =) 31,070,60 TL olacağını , Davacı ve davacı tanığı ... bireysel hedeflerini %100 gerçekleştiremediklerinden şirketin prim uygulamasına göre satış tutarlarının %1,1 oranında prim alacaklarını, bu durumda davacıya (26.490,00 X %1,1 =) 291,39 TL ve davacı tanığı ...’e de (31.070,60 X %1,1 =) 341,77 TL prim ödeneceğini, bu nedenle davalı şirketin haksız yere fazladan prim ödemek zorunda kaldığını işverenin güvenini kötüye kullandığından davacının iş akdinin hakli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, ''davacının satış miktarı üzerinden primle çalıştığını, Ekim 2015 ayına ait satış hedefini gerçekleştiremeyince diğer satış danışmanı ... ile anlaşarak ...'ın yaptığı satışları kendi satışıymış gibi gösterdiği ve haksız kazanç elde ettiğini bu sebeple de yapılan feshin geçerli nedene dayandığını savunduğu yönündeki davalı iddialarının bir kısım davalı çalışanı tanıkların bu durumu doğruladığı ancak davacı tanıklarıyla bir kısım davalı tanıklarının olayı doğrulamadığı, mahkememizce yerinde ve işyeri belgeleri üzerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişi heyetinin 22.12.2016 tarihli raporunda işyerinde kamera ve satış reyonlarının karşılaştırmasının kasa kamerasının açısı nedeniyle yapılamadığı, işletmesel olarak işyeri çalışanlarının yarısının istifa ettiği kaydi olarak ...'in ve davacının satış transferi yaptığına dair veri elde edilemediğinin rapor edildiği, böylece davalı işveren tarafın somut delillerle satış tranferi iddiası ve geçerli nedenle fesih olgusunu ispatlayamadığı bu nedenle feshin geçersiz olduğu'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak kararın bozulması talebiyle itiraz ettiklerini belirtmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işverence fesih gerekçesinde davacının başka bir satış danışmanıyla anlaşarak onun rumuzunu kullanmak suretiyle arkadaşının satışlarını kendisi yapmış gibi göstererek haksız prim aldığı ve feshin İş Kanunu'nun 25/II-e maddesine göre haklı olduğunu iddia etmiş ise de tüm dosya kapsamı ve bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının iddia edilen haksız prim kazancını sağladığına dair somut delillere dayalı bir tespit olmadığı, ayrıca işyeri disiplin yönetmeliğinde fesih sebebi gösterilen olumsuz satış transferi hakkında herhangi bir yaptırım ve ceza öngörülmediği, dosyadaki yazılara, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, herşeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.
İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasden veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışları, kural olarak işverene işçinin davranışlarına dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı vermez. Kusurun derecesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra iş ilişkisinin arzedebileceği olumsuzluklara ilişkin yapılan tahminî teşhislerde ve menfaatlerin tartılıp dengelenmesinde rol oynayacaktır.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir
İşçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiğini işveren ispat etmekle yükümlüdür.
Yan yükümlere itaat borcu, günümüzde dürüstlük kuralından çıkarılmaktadır. Buna göre, iş görme edimi dürüstlük kuralının gerektirdiği şekilde ifa edilmelidir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.
Dosya içeriğine göre; davacının iş akdi 07.12.2015 tarihinde Ekim 2015 döneminde satış hedefine ulaşamayacağı düşüncesiyle diğer satış danışmanı ... ile anlaşarak Ekim ayının son haftasında ... ‘in 5000 TL tutarındaki satışını kendi rumuzuyla sisteme girdiği ve kendisinin yaptığı satış gibi gösterdiği, bu yolla haksız prim sağladığı ve kazandığı primin 300 TL sini de ...’e verdiği gerekçesiyle feshedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve 01.12.2015 tarihli tutanak ve ..., ... ve ... isimli işçilerin yazılı beyanlarıyla yargılama sırasında dinlenen davalı tanıklarının beyanlarından davacının ... tarafından yapılan satışları kendisi yapmış gibi sisteme girdiği ve aldığı primi paylaştığı iddialarının doğrulandığı görülmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacının iddia edilen haksız prim kazancını sağladığına dair somut delillere dayalı bir tespit olmadığı, ayrıca işyeri disiplin yönetmeliğinde fesih sebebi gösterilen olumsuz satış transferi hakkında herhangi bir yaptırım ve ceza öngörülmediği gerekçesiyle feshin geçersiz olduğu belirterek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de davacının feshe konu eyleminin tanık beyanlarıyla da doğrulandığı ve bu eylemin haklı feshe neden olacak nitelikte olmamakla birlikte işveren açısından güven sarsıcı olduğu, işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyecek hale gelmesine neden olduğu, feshin bu suretle geçerli nedenlere dayandığı anlaşılmakla davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi' nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 2.070,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 21.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.