MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01.01.1995-14.02.2012 tarihleri arası ütücü olarak 1.070,00 TL net ücret ile çalıştığını, bir öğün yemek ve servis hizmeti verildiğini, haftanın 5 günü 07:30-17:45 arası, cumartesi 07:30-13:30 arası çalıştığını, fazla ... ücretlerinin ödenmediğini, davacının her yıl 15 gün yıllık izin kullandığını, kullanmadığı izin ücretlerinin ödenmediğini, bayram günü ... ücretlerinin ödenmediğini, davacının ve diğer bölüm çalışanlarının zam yapılmama nedenini müdüre sorduğunu, zam yapılması için sendika üyesi olmaları mı gerektiğinin beyanı sonrasında haksız gerekçeler öne sürülerek iş sözleşmesinin sözlü olarak 14.02.2012 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla ..., genel tatil, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01.09.1998 tarihinde işe başladığını, 05.05.2004 tarihine kadar çalıştığı, askerlik dönüşü 07.12.2005 tarihinde yeniden çalışmaya başladığı, askerlik öncesi kıdem tazminatını aldığı, 15.02.2012 tarihinde iş sözleşmesine işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması nedeniyle haklı nedenle 4857 sayılı İş Kanununun 25-II-c bendine göre son verildiğini, davacı hakkında cinsel istismardan dolayı Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, davalı işyerinde haftada 45 saat çalışıldığını, fazla çalışmanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraf tanıklarının hiçbirisinin davacının cinsel tacizde bulunulduğuna dair görgülerinin olmadığı, yalnızca duyumların olduğu ve böylece davacının iş akdinin haksız nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.12.2015 tarih, 2015/34468 Esas, 2015/36791 Karar sayılı kararı ile, “Somut olayda; İş sözleşmesi, cinsel taciz gibi eylemle haklı nedenle feshedildiği savunulan ve aynı zamanda ceza mahkemesinde fesih nedeninden dolayı kamu davası açılan işçinin açtığı kıdem ve ihbar tazminat istemli davasında, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı sunulan delilerle anlaşılmadığından ceza dosyasının sonucu eldeki fesihle ilgili uyuşmazlığın çözümünü doğrudan etkileyecek durumda olup, kesinleşmesi beklenmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, Yerel Mahkemenin bozma öncesi ilk kararında “2.068,00 TL” yıllık izin ücreti alacağına hükmedilmiş, karar davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, ancak yıllık izin ücreti alacağı bozma kapsamı dışında kalarak davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ise, yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durum, bozmaya uyulmakla davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy