MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 30. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait olan iş yerlerinde 14/05/2014-26/10/2016 tarihleri arasında şef olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence geçerli ve haklı bir neden olmadan fesh edildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ve iptali ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının depo sorumlusu olduğunu, 31/09/2016 tarihinde yapılan sayımda sorumluluğunda bulunan alkollü içeceklerden 2.962,18 TL değerinde alkollü içeceğin eksik olduğunu, davacının sadece kendisinde bulunan depo anahtarını kaybettiğini söylediğini, 20/10/2016 tarihinde yapılan ikinci bir sayımda ise 3.964,39 TL değerinde eksik alkollü içecek olması üzerine davacıya işyeri ile ilişiğinin kesileceğinin bildirildiğini, davacının ise gerek düzenlenen tutanağı ve gerek çıkış evraklarını imzalamaktan kaçındığını, davacının savunmasının istenmesine rağmen iş yerini terketmeyi tercih ettiğini, müvekkili şirketin İş Kanununun 25/2 maddesi uyarınca derhal fesih hakkını kullandığını, davalının iş sözleşmesinin bu şekilde haklı nedene dayalı olarak fesh edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesince, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlandığı ve "iş akdinin feshinin yazılı olarak sebepleri belirtilerek yapılmasının zorunlu olduğu, yazılı bir fesih ile iş akdinin feshedilmediği, yazılı fesih bulunmadığından tanık dinlenilmesinin de dosyaya herhangi bir fayda getirmeyeceği" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince "davalı tarafça süre tutum dilekçesi verilmesine ve gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi verilmediği, süre tutum dilekçesinde ise istinaf gerekçelerinin bulunmadığı, incelenen dosyada HMK'nun 355. maddesi uyarınca resen gözetilecek kamu düzenine aykırı bir halin de bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 352. maddesi uyarınca reddi gerektiği" gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işverence 20/10/2016 tarihli tutanakla davacının sorumluluğunda olduğu belirtilen alkollü içeceklerde eksik çıktığı ve bu eksik nedeniyle davacının iş sözleşmesinin fesh edileceği, belirtilmiş ve ... kaydına göre 26/10/2016 tarihinde davacının işten çıkışının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı savunması ve açıklanan tutanak karşısında işverence fesih geçerli nedene değil haklı nedene dayandırılmıştır.
Yazılı fesih bildirimi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca aynı Yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshi halinde gereken bir zorunluluk olup haklı fesih halinde böye bir zorunluluk söz konusu değildir.
Açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesinin yazılı fesih bildirimi bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesi kanuna aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddedilmesi de hatalıdır.
Mahkemece öncelikle, davacının ne iş yaptığı ve söz konusu alkollü içkilerden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ortaya konmalı, feshe konu olaya ilişkin tarafların delilleri toplanmalı, davalı tarafça bahsedilen cezai soruşturmanın olup olmadığı belirlenip varsa sonucu da değerlendirilerek karar verilmelidir.
Eskik inceleme, araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.