MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 35. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.09.2010 tarihinden itibaren davalı bankada çeşitli görevlerde çalıştığını, en son ...'de bulunan ticari krediler operasyon merkezinde şube operasyonları bölümünde çalışmakta iken 21.12.2015 tarihinde geçerli bir neden olmaksızın sırf sendika üyesi olması nedeniyle kadro azaltılması bahanesiyle işten çıkartıldığını, iş akdinin feshi işleminin geçersiz olduğunu iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin İş Yasası'nın 17 ve 18 maddeleri uyarınca müvekkili banka tarafından feshedildiğini, davacıya her türlü İşçilik hak ve alacaklarının ödendiğini, feshin geçerli nedenle düzenlendiğini, son çare olması ilkesine uygun hareket edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, herhangi bir işletmesel kararın dosyaya sunulmamış olması, davacı ile aynı bölümde ve farklı bölümlerde davacının önceki ünvanlarında yeni atamaların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin herhangi bir delilin dosya kapsamına sunulmadığı, davacının işine olan ihtiyacın ortadan kalktığını destekler mahiyette delil sunulmaması dikkate alındığında belirtilen işletmesel kararın objektif olarak uygulanıp uygulanmadığı hususlarının ispatlanamaması ve feshin son çare olarak uygulanması ilkesine binaen davacıya uygun başka bir pozisyon araştırmasına gidilip gidilmediği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; yönetim hakkı çerçevesinde tesis ettiği bir işletmesel kararı sonucunda ortaya çıkan davacı işçinin performans yetersizliğine dayalı olarak gerçekleşen feshin geçerli nedene dayalı olduğunu belirtmiştir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacı ile aynı bölümde ve farklı bölümlerde davacının önceki unvanlarında yeni atamaların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ve davacının işine olan ihtiyacın ortadan kalktığını destekler mahiyette delil sunulmaması dikkate alındığı belirtilen işletmesel kararın objektif olarak uygulanıp uygulanmadığı hususlarının ispatlanamaması ve feshin son çare olarak uygulanması ilkesine binaen davacıya uygun başka bir pozisyon araştırmasına gidilip gidilmediği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aydan fazla sürdüğünde, yasanın amir hükmü gereği boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir. Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir. (Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2007/38659 Esas, 2008/13502 Karar sayılı ilamı).
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesinin organizasyon ve kadro yapısının değiştirilmesi nedeniyle feshedildiği, davalı işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak 5 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Alınması gereken 35,90 TL. karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29.20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6. 70 TL. karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 277,70 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 21.05.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy