MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Dava: Davacı, toplu iş sözleşmelerin ücret zammını düzenleyen 50. maddesinin davalılarca doğru uygulanmadığını, ücret zammının sıralı bir şekilde seyyanen yapılan 4 TL günlük zammın geri çekilmeksizin uygulanması gerektiğinin yorum ve tespitine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince Toplu İş Sözleşmesinin 50. maddesinin " bir önceki dönem ücretinin altına düşmemek kaydı ile (İş Kanunu 22. madde gereği işçi onayı is...na) madde de belirtilen her bir zam miktar ve oranlarının kendi dönemlerinde geçerli olmak üzere uygulanması gerektiği" şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine, davacı vekilinin farklı şekilde yorum talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve toplu iş sözleşmesinin 50. maddesinin yorum ve uygulanmasında “ücret zammının sıralı bir şekilde ve seyyanen yapılan 4,00 TL/günlük zammın geri çekilmeksizin uygulanması gerektiği” şeklinde yorumlanması gerektiğinin TESPİTİNE karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sendika vekili, toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükmünün “ücret zammının sıralı bir şekilde ve seyyanen yapılan 4 TL/Günlük zammının geri çekilmeksizin uygulanması” gerektiği şeklinde yorumlanmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davacı tarafından son derece açık ve hiç bir şekilde tereddüt edilmemesi gereken konuda gereksiz bir dava açıldığını, açılan davanın mantık kurallarını dahi zorladığını, bu derece açık bir konuda dava açılmasının haksız olup davanın reddinin gerektiğini, dava konusunun 3 yıllık bir toplu iş sözleşmesinin yıllık ücret zamlarının uygulanması ile ilgili olduğunu, ortada açık olan bir gerçeğin olduğunu, Yüksek Hakem Kurulunun her yıl için zam miktar ve oranlarını belirlediğini, dolayısı ile bu zam miktar ve oranlarının uygulanması gerektiği konusunda hiç bir ihtilaf ve tereddüt olmadığını, her yıl bir önceki yılın zammı ile oluşan yeni ücretin üzerine yeni gelen yılın zam oranının uygulanmasının gerekeceği konusunda da tereddüt olmamasının gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddianın ise, bir önceki yıl için uygulanan zam miktarının bir sonraki yıl zam oranından ayrı olarak ikinci kez uygulanması gerektiğini, davacıyı tereddüde ve hesap hatasına düşüren hususun ise Hükümet tarafından 2016 yılı Ocak ayından itibaren uygulanacak asgari ücrete beklenmedik şekilde yüksek artış yapılmış olduğunu, bu artış ise şikayet edilecek bir husus değil işçi ve çalışanın lehine bir durum olduğunu, davacının tereddüt ettiği ve talep ettiği husus nedir diye bakıldığında 2015 yılında verilmiş olan seyyanen zammın güya geri alındığını ve 2016 yılı için ödenmediği iddiasının karşılarına çıktığını, asgari ücrete hiç zam yapılmamış veya seyyanen zammın altında kalacak bir oranda zam yapılmış olsa idi elbette seyyanen zam ile bulunan ücretin üzerine %1 zam yapılacağını, 2016 yılında yapılan zam 2015 yılında yapılan seyyanen zammın üzerine yapılan bir zam olduğunu, ancak yeni asgari ücret bu ücretin üzerinde tespit edildiği için bu ücretin içinde yer aldığını, sırf bu gerekçeyle 2016 yılı için Yüksek Hakem Kurulu'nun öngörmediği bir zammı yani 150-TL/ay seyyanen zammı tekrar talep etmek sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ...letmeleri İşverenleri Sendikası vekilinin 28/11/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... Sendikasının aleyhine açılan bu davada husumetin yöneltileceği taraf konumunda olmadığını, 6356 sayılı kanunun tanımlar başlıklı 2. Maddesinin h bendinde işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren sıfatını taşıyanların toplu iş sözleşmesinin tarafları olarak kabul edilmiş olduklarını, ... Sendikası bu kanun anlamında dava konusu ... in tarafı olmadığını, her ne kadar davacı vekilinin, ... ... Sendikasının da taraf sıfatı taşıdığını iddia etmiş ise de, 6356 sayılı Kanun ve ... ... Sendikası Ana Tüzüğüne göre ... ...veren sendikasına ancak kamu kurumu niteliği taşıyan kuruluşların üye olabileceğini, dava konusu ... in uygulandığı işyerinin işvereni olan ... ... Ltd Şti nin müvekkili ... ... Sendikasının üyesi olmadığını, iş bu davanın husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili ... ... Sendikasına alt işveren ... ... Ltd Şti tarafından yapılan yetkilendirmede de bu hususun " ... ... Sendikasının ..... toplu iş sözleşmesini yürütüp sonuçlandırmak üzere Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu iş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 4. Maddesine göre ve bu yetkilendirmeye dayanak teşkil eden Esas ve Usuller çerçevesinde yetkili kılındığı" şeklinde açıkça belirtildiğini, davacı vekilinin yorum davası açtığını belirtmiş ise de, bu davanın bir eda davası olduğunun açık olduğunu, ... in Ücret Zammı maddesinin yanlış uygulandığının belirtilerek uygulamanın düzeltilmesinin talep edildiğini, davanın esasına konu olan Ücret Zammı uygulanmasına ilişkin iddialarla ilgili savunma yapılmadığını bu konuda gerekirse cevap haklarını saklı tuttuklarını ve davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... ... ... Hiz Ltd Şti vekili, davacı vekilinin Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin hatalı olduğundan bahisle huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu olayda taraflar arasında Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin olumlu neticelenmemesi sonucunda Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığı tarafından 25/02/20165 tarihinde 2015/321 E., 2016/147 K. sayılı Toplu İş Sözleşmesi hükümleri belirlendiğini, sözleşmenin 50. maddesinde işçilerin almakta olduğu ücretlerle ilgili zam konusu düzenlendiğini, davacı vekili tarafından kabul edildiği üzere 01.08.2015 ile 31.12.2015 tarihleri arası ücret zammı ... hükümleri uyarınca uygulandığını, bu konuda herhangi bir ihtilaf olmadığını, ihtilafın 2016 yılına ait ... ile belirlenen ücret zammına ilişkin olduğunu, Müvekkili şirketle ... Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Hizmet Alım İhalesine ait şartnamede işçilere ödenecek ücretler belirlendiğini, bu ücretin brüt asgari ücretin %50 fazlası iken asgari ücrete gelen artışla birlikte işçinin de muvafakatı alınarak brüt asgari ücretin %40 fazlası olarak belirlendiğini, hem ... genel müdürlüğü hem de müvekkili şirket işçi lehine yorum getirerek kendi aralarında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin eki olan idari şartname ile kararlaştırılan brüt ücretin 2.305,80-TL. olmasını dikkate alarak işbu orana ...'in 50. maddesi delaleti ile % 1 oranında zam yapmış ve işçiye brüt 2.305,08TL. (brüt asgari ücretin % 40 fazlası) + 23,06 TL ( %1 zam) = 2.328,14-TL. ödemeye başladığını, davacı vekilinin iddia ettiği gibi bir eksik ödeme sözkonusu olmadığını, bu nedenle yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep ettiklerini, ... hükümleri yoruma muhtaç olmayacak kadar açık olduğunu, YHK mevcut sözleşme ile 2015 yılı ücretini günlük 4.00.-TL. seyyanen zam olarak belirlendiğini ve 2016 yılı için ise ücretinin "İşçilerin 01.01.2016 tarihinde almakta oldukları günlük çıplak ücretlerine aynı tarihten itibaren % 1 (yüzde bir) oranında zam yapılmıştır." şeklinde arttırıldığını,2015 yılı için seyyanen günlük 4,00.-TL. zamdan sonra işçinin brüt ücreti 1.910,25.-TL. brüt ücretten 2.030,25.-TL. brüt ücrete arttırıldığını, 2016 yılı için ise bu ücrete % 1 zam yapılacağı öngörülmüşse de; yine yukarıda ifade ettiğimiz üzere müvekkil şirketle ... Genel Müdürlüğü arasındaki Hizmet Alım Sözleşmesinin eki niteliğindeki şartname hükümleri uyarınca ihalede kararlaştırılan rakamın mezkur zamdan fazla olması nedeni ile sözkonusu işçiye brüt 2,305,08 (brüt asgari ücretin % 40 fazlası) + 23,06.-TL. ( %1 zam) = 2.328,14.-TL. ödemeye başlandığını, Bir başka ifade ile ... hükümleri gereği 2.050,00.-TL. brüt ücret ödenebilecekken, 2.328,14.-TL. ödenemeye başlandığını, 2015 yılında yapılan günlük 4,00.-TL. seyyanen zamın geri çekilmesi gibi bir durum sözkonusu olmadığını, 2015 yılı için yapılan ünlük 4,00.-TL. seyyanen zamın 2016 yılında devam etmesi madde metninde yer almadığını, 2016 yılındaki zam seyyanen zam sonucu oluşan ücret üzerinden % 1 artışı öngörülmediğini, Maruz nedenlerle yasal daynaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı ... ...letmeleri Sendikası husumet itirazında bulunmuşsa da, toplu iş sözleşmesinin birinci maddesinde davalının da taraf gösterildiği, yetki ile işlem yapsa da yapılan toplu iş sözleşmesinde imza sahibi olmakla yorum davasında da taraf sıfatının bulunduğu, yorumu istenen maddede belirtilen zam oranlarının her birinin kendi dönemleri itibari ile geçerli olduğu, ilk dönem için verilen seyyanen zammın 2, 3, ve 4. Dönemler yönünden devam ettiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle toplu iş sözleşmesinin 50. Maddesinin “bir önceki dönem ücretinin altına düşmemek kaydı ile (İş Kanunu 22. Madde gereği işçi onayı is...na) madde de belirtilen her bir zam miktar ve oranlarının kendi dönemlerinde geçerli olmak üzere uygulanması gerektiği” şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak toplu iş sözleşmelerinin ücret zammına ilişkin maddelerinin “ücret zammının sıralı bir şekilde ve seyyanen yapılan 5,00 TL/günlük zammın geri çekilmeksizin uygulanması gerektiği şeklinde yorumlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
F) Temyiz :
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
G) Gerekçe
Katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemeye göre “İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.”
Somut uyuşmazlıkta istinaf kanun yoluna başvuran davacının gerekçeli istinaf dilekçesi davalı ... ...letmeleri İşverenleri Sendikası vekiline 15.05.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Kamu-İş vekili 23.05.2017 tarihli dilekçesiyle ilk derece mahkemesinin müvekkilinin davada taraf olduğuna dair kararının isabetli olmadığını, davanın haklarında husumetten reddedilmesini talep etmiştir.
Dosyada davalı Kamu-İş tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve masraflarının yatırıldığına dair makbuz bulunmamaktaysa da, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf incelemesi yapılırken davalı Kamu-İş’in katılma yoluyla istinaf dilekçesi görülmeyip bu konuda harç ve masrafların tamamlatılması için usulü işlemler yapılmaksızın yalnızca davacının istinaf sebepleri değerlendirilerek karar verilmesi hatalı olup kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
H) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.