MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 6. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu kabulüne, davacının davanın reddine karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının Adalet Bakanlığı ATGV keşif araçları İktisadi İşletmesinde Şubat 2006 tarihinde işe başladığı ve yaklaşık 8 yıl ... Adliyesinde Ağustos 2014 tarihinden itibaren de ... Adliyesinde ATGV keşif aracı şoförü görevinde çalıştığını, 26.08.2015 tarihinde herhangi bir hukuki sebep gösterilmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ve işe iadesini ve boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya verilen cezaların tamamının kanun ve iç yönetmeliğe uygun usullerde verildiğini, davacının 05.07.2012 tarihi ile önceki tarihlerde sürekli olarak işe geç geldiği için hakkında tutanak tutularak uyarıldığını, uyarılar davacı tarafından dikkate alınmadığından kendisinden yazılı savunma istendiğini, davacının fatura ve taşıt görevlendirme formalarının düzensiz olarak kaydettiği, fatura bedellerini gecikmeli olarak bankaya yatırdığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıya itham edilen eylemlerin üzerinden uzunca bir zamanın geçmesi ve bu konuda herhangi bir soruşturmanın yapılmaması, paraları tahsil eden baş şoförle ilgili herhangi bir işlem yapılmaması ve diğer şoförlerin işten çıkarılmaması davacıya itham edilen eylemlerle ilgili altı iş gününden fazla süreler geçtiği halde herhangi bir işlem yapılmaması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir .
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda , tanık beyanları ile davacı hakkında tutulan tüm tutanaklar ile dosya kapsamı dikkate alındığında iş ilişkisinin davalı açısından çekilmez hale geldiği, iş ilişkisinin devamının davalı işverenden beklenemeyeceği, ancak eylemlerin haklı nedenle değil geçerli nedenle fesih sebebi ağırlığında olduğunun kabul edilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Dosya içeriğine göre davacının feshe dayanak yapılan davranışlarının eski tarihli olduğu, feshe konu bankaya fatura bedellerinin gecikmeli yatırılmasına ve imza föyünü peşinen imzaladığı veya hiç imzalamadığına yönelik son eylemlerinin de işyerinde ne tür bir olumsuzluğa yol açtığı ve iş ilişkisini nasıl çekilmez hale getirdiği davalı işverence ispatlanamamıştır. Feshin geçerli nedene dayanmadığı sabit olup ilk derece mahkemesinin aksine, feshi geçerli kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı yerinde değildir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H)Sonuç:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Alınması gereken 35,90 TL. karar harcından davacının yatırdığı 27,70 TL. peşin harcın mahsubu ile 8,20 TL. bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan harçlar dahil 304,50 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8- Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak oybirliğiyle 29.05.2018 tarihinde karar verildi.