MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 14. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 16.03.2015 tarihinden itibaren İletişim Geliştirme Grup Müdürlüğünde İletişim Geliştirme Uzmanı olarak çalıştığını, iş akdinin fesih tarihi olan 05.02. 2016 tarihine kadar sürekli ve başarılı bir çizgide devam ettiğini, davacının iş akdinin feshinde hiçbir geçerli gerekçe gösterilmediğini, savunmasının alınmadığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, iş verenin işçiyi işe başlatmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminatın, boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücretin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının düşük performansı nedeniyle 21.01.2016 tarihinde müvekkil şirket tarafından davacıdan savunması talep edilmiş olup, davacı tarafından savunma talebi tebliğ alınmayarak savunma vermekten imtina edildiğini, daha sonra yazılı olarak ikaz edildiğini, bu konu ile ilgili olarak davacıyla yapılan 29.01.2016 tarihli geri bildirim görüşmesinde kendi yöneticisi ve insan kaynakları yöneticisine karşı sergilediği tutum ve davranışlar işveren olarak müvekkil şirketin davacıya karşı olan güvenini sarsmış ve davacıyla olan iş ilişkisini müvekkil şirket açısından katlanılamaz hale getirdiğini, bu sebeple davacının iş sözleşmesi 05.02.2016 tarihinde müvekkil şirket tarafından İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının süreklilik gösteren bir performans düşüklüğü bulunmadığı, gerek davacının işyerindeki tecrübesi gerekse davalı şirketin işletmesel hacmi gözönüne alındığında da; davalı işverenlikçe davacının, çalıştığı bölüm değiştirilerek uygun olan başka bir bölüm veya birimde çalıştırılması yoluna gidilebilecekken, feshin son çare olması açısından da herhangi bir teklif ve çalışmanın yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacı işçinin kendisi ile performans düşüklüğü nedeniyle yapılan görüşme sırasında yetkililerin konuşmalarını habersiz bir şekilde kaydettiği bu kayıtları tanıklara karşı tehdit unsuru olarak kullandığı, davacının bu davranışının güven sarsıcı bir hareket olup, bu hareketten sonra davalı işverenden davacı ile çalışılmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle ve işverence yapılan feshin geçerli bir fesih olduğu sonucuna ulaşılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde, temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Davacı işçinin iş akdi, davranışı gerekçe gösterilerek geçerli nedenle feshedilmiştir. Bu şekildeki geçerli feshin geçerli kabul edilebilmesi için İş Kanunu'nun 19. maddesine göre işverenin fesih öncesinde işçinin savunmasını almış olması zorunludur. Fesih savunma alınmadan yapılmış ise sırf bu nedenle geçersiz kabul edilmelidir.
Somut olayda, davalı işverenin davacı işçiden fesih öncesinde yazılı savunma talep ettiği ancak davacının savunma vermekten imtina ettiğine dair düzenlenen tutanak dosyaya sunulmuş ve tutanak mümzilerinden Kenan tanık olarak gösterilip dinlenilmiş ise de tanık Kenan'ın beyanında, davacı işçiden fesih öncesinde savunma istenildiği halde davacının savunma yapmaktan imtina ettiğine ilişkin ve altında imzası bulunan tutanağın doğruluğu hususunda açıklama bulunmamaktadır. Tanığa söz konusu tutanak gösterilip davacının savunma vermekten imtina edip etmediği hususunda beyanı alınarak bu konudaki tereddüt ortadan kaldırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi'nin eksik inceleme ile İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırarak kurduğu hüküm hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın HMK'nun 373/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2018 tarihinde kesin olarak, oy birliği ile karar verildi.