MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, bayram tatili ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının davalılardan ... iş yerinde 01/08/1993 yılından beri çalışmakta olduğunu, diğer davalı şirket olan ... GIda Tarım Tic. Ltd.Şti. Ile birleşmesinin gündeme gelmesi ile birlikte bir kısım hakları ödenmek kaydı ile iş akdinin karşılıklı olarak feshedildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödenmeyen yıllık izin ücret alacağı, hafta tatili ve bayram tatili alacağı, ikramiye alacağı olmak üzere toplam 1.500,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Gıda ve Tarım Ticaret Ltd. Şti. vekili, davacının iş akdinin diğer davalı ... tarafından feshedildiğini, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliklerinin olduğunu, davalı şirket yönünden husumet nedeni ile reddine karar verilmesini, ayrıca davacının genel müdür olmasından dolayı pozisyonu nedeni ile çalışanların kendi saatlerini belirleme serbestiliği olduğunu, bu nedenle fazla mesai, hafta tatili ve bayram ve genel tatil ücretine hak kazamayacağını, davalı iş yerinde prim uygulaması olmadığından davacının bu taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davacının davasının reddini talep etmiştir.
Davalı ... yargılamaya katılmamıştır.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmadan önce davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... Gıda ve Tarım Ticaret Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; hükmün esasını teşkil eden kısa kararın HUMK 388 m.(HMK 297) uygun olmadığı gibi, mahkemenin gerekçeli kararında davalılar arasındaki ilişkinin niteliğine ve davalıların neden dolayı müteselsil olarak sorumlu olduklarına iilişkin gerekçe oluşturulmadığından HUMK 388(HMK 297) m.aykırı olarak sadece bilirkişi raporuna atıfla gerekçesiz bir şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada Ticaret Sicili Müdürlüğünden davalıların ticaret sicil kayıtları, davalılar arasında birleşme olup olmadığı sorulmuş gelen yazı cevapları değerlendirilerek davalı şirketlerin fiilen çalıştıkları adreslerin aynı olduğu, tanık beyanlarına göre davalı şirketler arasında fiili bir devir olduğu, bu bağlamda davalılar arasında organik bağ bulunduğu kabul edilerek davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü ile hafta tatili ve genel tatil alacağına %30 hakkaniyet indirimi uygulanarak ikramiye, hafta tatili ve genel tatil alacağının kısmen kabulüne, yıllık izin alacağı ödendiği ispat edilmiş olmakla karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece davacı vekilinin talebi doğrultusunda hükümde “ davalıdan alınarak” şeklinde maddi hata yapılarak yazılan tüm ibarelerin “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak” şeklinde tashihine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı ... Gıda ve Tarım Ticaret Ltd. Şti. Vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- “Birleşme” başlıklı TTK’nın 136.m. göre; “(1) Şirketler;
a) Bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle “devralma şeklinde birleşme” veya
b) Yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle “yeni kuruluş şeklinde birleşme”,
yoluyla birleşebilirler.
(2) 136 ilâ 158 inci maddelerin uygulamasında, kabul eden şirket “devralan”, katılan şirket “devrolunan” diye adlandırılır.
(3) Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşir. Birleşme sözleşmesi 141 inci maddenin ikinci fıkrası anlamında ayrılma akçesini de öngörebilir.
(4) Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir. “
Mahkemece bozma sonrası Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalıların hukuki durumları sorulmuş olup ,... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 11/03/2015 tarihli yazı cevabına göre; ... .... (merkezi ABD) Türkiye-... Şubesinin tasfiye halinde olduğu, tasfiye adresinin bildirildiği, .... 31.07.2008 tarihi itibari ile ... and Pine Land ... unvanlı şirkete devredildiği, .... Türkiye-... Şubesinin ... AĞ PRODUCTS LLC (MERKEZİ ABD) TÜRKİYE ... ŞUBESİ olarak ticaret unvanının değiştiği tespit edilmiştir.
Davalı şirket olarak gözüken ....’nin gelen yazı cevabı karşısında hukuken yok olduğu, bu durumda iki davalı değil bir davalının olduğu anlaşılmıştır.
Kararda davalı olarak sadece ... Gıda ve Tarım Ticaret Ltd.Şti’nin belirtilmesi gerekirken birleşme ile hukuki tüzel kişiliği kalmayan ....’nin de belirtilmesi hatalıdır.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Mahkemece ilk gerekçeli kararda hafta tatili ve bayram tatili alacağı yönünden %50 hakkaniyet indirimi ile ikramiye alacağına yasal faiz uygulaması yapılmış olup gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmiş ancak davacı tarafca temyiz edilmemiş, işbu karar davalının temyizi üzerine bozulmuştur.
Mahkemece bozma dışı bırakılan ve davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan %50 takdiri indirim oranı ile ikramiye alacağına uygulanan yasal faizin aynen korunması gerekirken davalının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek hafta tatili ve bayram tatili alacaklarından %30 oranında takdiri indirim yapılması ile ikramiye alacağına mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanması hatalıdır.
3- “Hükmün tashihi” başlıklı 6100 sayılı 304. maddesine göre “(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.”
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda hüküm altına alınan alacakların” davalıdan” tahsiline karar verilmiş, verilen karara yönelik davacı vekili 11.07.2017 tarihli dilekçesi ile tavzih talebinde bulunmuş ve mahkemece 14.07.2017 tarihinde tahsis yoluyla “davalıdan alınarak” ibaresinin “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak” şeklinde tashihine karar verilmiştir.
Mahkemece söz konusu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmeden cevap hakkı tanınmadan talep kabul edilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemeler dikkate alındığında davacının dilekçesinin davalı tarafa tebliği gerekir. Kaldı ki bu 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkının da gereğidir. Anılan kanuni düzenlemeler dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmakla birlikte söz konusu düzeltmenin yapılması da HMK’nın 304/1.m. aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy