MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 17.10.2006-17.07.2009 tarihleri arasında makinece olarak haftanın 6 günü 08:30-18:30 saatleri arasında asgari ücret bedeli karşılığında çalıştığını, ancak haftada üç gün bu çalışmanın 22:30’a kadar devam ettiğini, müvekkilinin resmi tatillerde de çalıştığını ve hiç izin kullanmadığını, davalı işyerinde servis uygulamasının bulunmadığını ve gün içinde bir kez yemek verildiğini, sonrasında müvekkilinin iş akdine haksız ve dayanaksız olarak son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01.02.2007 tarihinde makineci olarak işe başladığını, işyerinde verimi düşük olan davacının 16.07.2009 tarihinde imalat sorumlusu tarafından sözlü olarak uyarıldığını ve bunun üzerine davacının 17.07.2009 tarihinde öğle yemeği saatinde babası ile birlikte işyerine gelerek imalat sorumlusuna yemek masasında hakaret ederek onur kırıcı davranışlarda bulunduğunu, daha sonra babası ile birlikte işyerini terk ettiğini ve tekrar işe gelmeyerek işinin başına dönmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanılan delillere dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2016 tarih, 2015/4226 Esas, 2016/15757 Karar sayılı ilamı ile özetle, “Mahkemece karar gerekçesinde sadece feshe yönelik gerekçe oluşturulmuş, davacının fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti taleplerinin reddine karar verilmiş, ancak bu taleplerin reddinin gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmamış, iddia ve savunma değerlendirilmemiştir.
Mahkemenin kararı tüm talepler açısından T.C. Anayasası’nın 141 ve HMK’nın 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımamaktadır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; hükme dayanak bilirkişi raporunda 2007/Temmuz, Kasım ile 2008/Ağustos, Eylül ve Ekim ayı imzalı ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunmadığının tabloda açıklanmasına rağmen, belirtilen ayların hesaplama sırasında dışlanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy