MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 12. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 1995 yılından itibaren çalışmaya başladığını, müvekkilinin zor durumda bırakılarak iş akdinin feshi yoluna zorlandığını, İş Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin işten çıkarıldığı tarihte işe alımların mevcut olduğunu, çalıştığı iş akışının hiçbir değişiklik olmadan devam ettiğini beyanla feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının Müşteri İlişkileri Yönetimi’nde en son branş müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin İş Kanunu’nun 22.maddesi gereğince haklı ve usulüne uygun o1arak feshedildiğini, 30.11.2015 tarihli 8170 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Müşteri İlişkileri Müdürlüğü’nün kapatılmasına karar verildiğini, tüm fonksiyonlarının Pazarlama Müdürlüğü’ne devredildiğini, iş akdinin feshinde hukuka aykırı bir unsur bulunmadığını, feshin son çare olması ilkesine uygun hareket edildiğini, işletmesel kararın istikrarlı bir şekilde uygulandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
A) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, "..branş müdürü olan davacıya yine aynı seviyede branş müdürlüğü istihdamı gerçekleştirilen pozisyonlarda teklif sunulmaması, başkaca birimlerdeki aynı pozisyona uygun olmayışı anlamına geldiği, davacı pozisyonu da ortadan kalkmış olduğundan, iş görme ediminin ifa edilmesinin tamamen ortadan kalktığı, varsayımsal bir değerlendirmenin devamlı bir imkansızlık durumunu da içinde barındırdığı, bu yönüyle askı hali ve dolayısıyla bunun özel bir durumu olan ücretsiz izin halinden söz etmek mümkün olmayacağı, davacının süreç sonunda işe devam edip etmeyeceği müphem bir durum olduğu, iş ilişkisinin askıya alınması şartlarının oluşmadığından davalı eyleminin fesih iradesi olarak ortaya çıktığı, feshin geçersiz olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve 4 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ile 6 aya kadar boşta geçen süre ücret ve hakların belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili; davacının iş akdinin 8170 sayılı yönetim kurulu kararına uygun olarak feshedildiğini, davacının kendisine tanınan süre içinde cevap vermediğini, müvekkilinin de davacının iş akdini haklı nedenlerle 31/12/2015 tarihinde feshettiğini, davacının 02/02/2016 tarihinde ibranameyi imzaladığını ve tüm yasal haklarının peşin olarak ödendiğini, iş akdinin son çare olarak feshedildiğini, işletmesel kararın istikrarlı bir şekilde uygulandığını, bilirkişi raporunun hatalı, eksik ve objektif olmayan bir rapor olduğunu, mahkemenin de bu rapor doğrultusunda karar verdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanının reddine karar verilmesini talep etmiştir
C) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi heyet raporu aldırılmış, aldırılan bilirkişi heyet raporu kapsamlı, detaylı, teknik hususları içeren, somut uyuşmazlığı çözücü nitelikte bir rapor olarak kabul edilmiş, davalı işveren, şirketin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve işletme gerekleri nedeniyle davacının pozisyonunun kapatıldığını, müşteri ilişkileri yönetiminin müdürlük vasfından çıkarılarak birim olarak pazarlama müdürlüğüne bağlandığını, davacıya uygun bir pozisyon bulunmadığını, ancak olmasına binaen 6 aylık ücretsiz izin teklifinde bulunup, davacının bunu kabul etmemesi üzerine geçerli fesih yolu ile davacının iş sözleşmesini feshetmiştir. Davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra aynı zamanda davacı seviyesinde bir kısım istihdamların gerçekleştiği bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bir taraftan işveren ekonomik nedenlerle işyerinde işçi istihdam fazlalığı doğduğunu iddia ederken, diğer taraftan bu iddiası ile çelişir şekilde işçi alımı yapmaya devam etmiştir. İşyerinde davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığını, işgücü fazlalığı oluştuğunu ispat edecek bir delilin varlığını dosyaya ibraz etmediği, davacının işyerinde çalışma olanağının ortadan kalkmadığı, fesih için geçerli bir sebebin oluşmadığı ve fesih tarihinden önce ve sonra işverenin yeni işçiler almak suretiyle, işletmesel kararı tutarlı uygulamadığı, bu bağlamda davalı işverenin feshin son çare olması ilkesine uygun davranmadığı, davalı işverenlikçe yapılan feshin geçerli sebeplere dayandığının ispatlanamadığı, yerel mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aydan fazla sürdüğünde, yasanın amir hükmü gereği boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir. Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir. (Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2007/38659 Esas, 2008/13502 Karar sayılı ilamı).
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davalı işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak 6 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirtilmesi yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- ... ... 13. İş Mahkemesinin 2015/830 Esas-2016/95 Karar sayılı yetkisizlik kararı gereğince Mahkememize tevzi edildiği ve Mahkememiz dosyasına masraf yatırılmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6- Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdiren 1.800 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
7- Alınması gereken 35,90 TL. karar- ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL. karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 06.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.