MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, cezai şart tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı iş yeri arasında 22.11.2011 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 23.11.2011-12.11.2012 tarihleri arasını kapsadığını, davacının .... 6. Noterliğinden gönderilen 08.08.2012 tarihli ihtarname ile iş akdini haklı sebeplerle feshettiğini, fesih nedenlerinin ihtarnamede belirtildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6. maddesinde "Ödemelerin haftalık olacağı ve her hafta Cumartesi akşamları yapılacağının" hükme bağlandığını, ödemelerin bu maddede belirtilen sürelerde yapılmadığını ve sözleşmenin 7/g maddesi uyarınca davacının bu maddede belirtilen 20.000 TL tazminatı talep etme hakkı doğduğunu iddia ederek 20.000 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre tarafların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini, davacının İş Kanununun 24. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadan haksız isnatlarla iş akdini feshederek, tazminat talebinde bulunmasının iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına uygun düşmediğini, davacının haftalık ödemeyi elden almasına karşın kendisinden herhangi bir belge alınmadığı için, işverenden ikinci kez haftalık istediğini ve kendisine ödendiğini, davacının belirttiği tehdit iddiasının dosyada mevcut belgelere göre yersiz olduğunu, işveren tarafından davacının usulüne uygun program yapmadığı konusunda uyarıldığında, davacının, davalıya mesaj gönderip "tazminatlarını alıp gitmek " ile tehdit ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/21052 E., 2015/14520 K. sayılı kararıyla, “Mahkemece Borçlar Kanunun 161/son maddesi dikkate alınarak takdiren 10.000 TL tazminata hükmedilmiştir. Ancak yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacının asgari süreli belirsiz iş sözleşmesi gereğince çalıştığı ve çalışması gereken süre oranlanarak bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde takdiren indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.” gerekçesi ile verilen ilk kararın bozulduğu, Yargıtay bozma kararına uyularak, bozma kararı gereğince 20.01.2017 havale tarihli ve 15.05.2017 havale tarihli ek rapor alındığı, davalının ödemeleri geciktirmesi nedeni ile davacının iş akdini 4857 sayılı yasanın 24/2-e maddesine göre haklı sebeple feshetme ve sözleşmenin 7/g maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının doğduğu, Hukuk Genel Kurulunun 02.02.2005 tarih 2004/9-759 E. 2005/9 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere tarafların cezai şart miktarını tayinde serbest olup, ancak kararlaştırılan cezai şartın borçlu üzerinde adalete aykırı sonuçlar doğurmaması da gerektiği, Borçlar Kanunun 161/3 maddesi hükmü uyarınca hakimin fahiş gördüğü cezaları indirmekle yükümlü olduğu amir hükmü gereğince Borçlar Kanunun 161/3 maddesi ve önceki kararı sadece davalı tarafın temyiz etmesi ve davalı yararına usulü kazanılmış hak doğması dikkate alınarak takdiren 10.000 TL tazminat alacağının ihtarname tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Öncelikle belirtmek gerekir ki “Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.” Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Uyulmasına karar verilen Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/21052 E., 2015/14520 K. sayılı kararında, sözleşmede öngörülen cezai şartın çalışılan ve çalışılmayan süreye oranlanarak belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, 7. Hukuk Dairesinin söz konusu bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, taraflar arasında imzalanan 23.11.2011-23.11.2012 tarihlerini kapsayan belirli süreli iş sözleşmesine istinaden, davacı iş akdinin feshedildiği 08.08.2012 tarihine kadar çalışmış olup, iş sözleşmesi gereğince davacının çalışmadığı kalan süre 3 ay 16 gün olduğundan, sözleşmede öngörülen 20.000 TL cezai şartın 365’e bölünerek çalışılmayan 3 ay 16 gün (106 gün) ile çarpılmak suretiyle bulunacak miktarın hüküm altına alınması gerekir. Zira bu hususta davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece Yargıtay bozla ilamına uyulmasına rağmen bozmadan önceki miktara karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar veri
Full & Egal Universal Law Academy