MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE İSTEMLİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 10. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile işe başlatmama tazminatının tutarının 1 yıl 1 aylık brüt ücret olarak belirlenmesine karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde çalışan 405 işçinin 235'inin Tek Gıda İş Sendikasına üye olması üzerine ... Bakanlığının 22/05/2014 tarihli yazısı ile 6356 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca yetki tespit belgesi düzenlenip taraflara gönderildiğini, davalı işveren tarafından haksız ve kötü niyetli olarak ... süreçlerini uzatmak gayesiyle sendikanın yetkisine ... 8. İş mahkemesi'nin 2014/365 E. sayılı dosyası ile itiraz edildiğini, 25/02/2015 tarihli bilirkişi ... tarafından verilen raporda Tek Gıda İş Sendikasının işveren ile toplu iş sözleşmesi yapmak için yeterli çoğunluğa sahip olduğunun açıkça tespit edildiğini, davalı işverenin 27/02/2015 tarihinden itibaren sendika üyesi işçilerin iş akitlerini haksız ve kötü niyetli olarak sonlandırmaya başladığını, müvekkilinin 28/05/2007 tarihinden iş akdinin feshedildiği güne kadar davalı işyerinde çalışmasına devam ettiğini, 08/05/2014 tarihinde Tek Gıda İş Sendikası üyeliğine başvurduğunu, aynı gün sendika üyeliğinin kabul edildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde işveren ve işveren vekilleriyle hiçbir sorun yaşamadığını, işini en iyi şekilde ifa ettiğini, bu nedenle iş akdinin feshini gerektiren hiç bir geçerli neden bulunmadığını, davalı işverenin örgütlenme faaliyetini engellemek ve sendika ile ... masasına oturmamak kastıyla işyerinde 1 hafta gibi bir zaman diliminde yaklaşık 70'e yakın işçinin iş akdinin toplu olarak sona erdirdiğini ileri sürerek işveren tarafından yapılan iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, feshin sendikal nedenle olduğunun tespitine, müvekkilinin işe iadesine, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakları ile işe başlatıp başlatmama şartına bağlı olmaksızın en az 1 yıllık brüt ücret tutarında sendikal tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ... mahallesindeki Pasta-Börek İmalat Bölümünde görevli olup 03/03/2015 tarihinde hizmet akdinin İş Kanunu gereği haklı ve geçerli sebeple feshedildiğini, tüm olaylar neticesinde 02/03/2015 tarihinde işyerinde hiçbir üretim yapılmamasına davacı ve arkadaşlarının sebebiyet verdiklerini, bu hususun Noter tespiti ile saptandığını, davacı ve arkadaşlarının kanunsuz grev yapmaları, işyerinde üretim yapılmasına engel olmaları ve böylelikle işyerinin zararına sebebiyet vermeleri nedeniyle davanın esastan reddinin gerektiğini, işyerinde sendikalı-sendikasız ayrımının kesinlikle yapılmadığını, iş akitleri feshedilmeyip halen işyerinde sendikalı işçi olduğu halde çalışmaya devam eden personellerin mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesince, davalı işverenin sendikalı işçilerin kimliklerini öğrenmesi akabinde seri olarak işten çıkartmaların başladığının tüm tanıklarca beyan edildiği ve tüm işçilere aynı gerekçeler sunulmak sureti ile iş akitlerinin fesih işleminin ilk etapta 5-10 günlük süre içerisinde 68 ve akabinde 20-25 sendikalı işçinin işine son verilmek sureti ile devam edildiği, işçilerin sendika üyeliklerinin başladığı dönemde bu duyumu alan işverenin ortakları vasıtası ile işçilere yönelik baskılarda bulunmak sureti ile sendika üyeliklerinin sorgulandığı, sendikaya üye olunmamasının aksi halde iş akdine son verileceğinin açıkça işçilere söylendiği, bu konudaki telkin ve baskılara sistematik bir şekilde devam edildiği, davalı tanık beyanında dahi işverenin bu davranışları neticesi işçilerin işverene karşı güvenlerinin sarsıldığının ve bu işten çıkartmaların işçilerde korku durumu yarattığının sabit olduğu, kaldı ki yetki tespit davası neticesi ... 8. İş Mahkemesi dosyasına gelen Yargıtay bozma ilamının tüm işçilerin görebileceği panoya personel müdürlüğü tarafından asıldığı, işverenin parça parça gerçekleştirdiği işten çıkartmaların işçilerin tedirginliğine yol açarak sendikadan istifa etmelerine neden olunduğu, işverenin öncelikle işyerinde faal olarak sendikal örgütlenme çalışmalarında tanıtım faaliyetinde bulunan öncü işçilerden iş akitlerinin feshine başlayıp bu eylemini devam ettirdiği, ... 5. İş Mahkemesinde görülmekte olan işe iade davalarının kabul ile sonuçlanıp Yargıtay tarafından onandığı anlaşılmış, davalı işverenin iş akdinin fesih işlemini sendikal nedenle gerçekleştirdiği, sendikal örgütlenmeyi önlemek amacı ile gerçek fesih iradesi ve sebebini yansıtmayan feshin haklı nitelikte bulunmayıp geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu:
Karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf talebi bakımından gerekçeli istinaf dilekçesi süresinde verilmediğinden ve kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı görüldüğünden davalının istinaf başvurusunun HMK 352. ve 355. maddeleri uyarınca reddine, davacının istinaf talebi bakımından ise sendikal tazminatın belirlenmesinde davacının 7 yılı aşkın zamandır işyerinde çalıştığı, uzun süreli kıdem sebebi ile kıdemine göre alt sınırdan uzaklaşılarak aynen işe başlatmama tazminatında olduğu gibi İş Kanununun 53. Maddesindeki kıdem süreleri esas alınmak suretiyle 1 yıl 1 ay sendikal tazminata hükmedilmesi dosya kapsamına uygun olduğundan HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalı aleyhine açılan sübuta eren işe iade ve tazminat davasının İş Kanunu’nun 21.maddesi gereğince kabulüne, davalı işverenin feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde iş yerine başvurusu üzerine işverene işe başlatması yada başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının 6356 sayılı Yasa'nın 25. maddesi uyarınca davacının 1 yıl 1 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının tebliğinden sonra davacı vekili, 07/07/2017 tarihli tavzih dilekçesi ile "... ... 10. İş Mahkemesi’nin 2015/212 Esas 2017/60 Karar sayılı kararının istinaf talebimiz doğrultusunda kaldırılarak müvekkil davacının 1 yıl olarak tespit edilen sendikal tazminat talebinin alt sınırdan uzaklaşarak 1 yıl 1 ay olarak belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Fakat kararın hüküm kısmında davacının sendikal tazminat miktarının 1 yıl olarak belirlenmesi şeklinde hüküm kurulmuştur. Sehven kalem hatası olarak yapılan bu gerekçe ile hüküm kısmının uyumsuzluğun tavzih edilerek düzeltilmesi gerektiği,..." gerekçesiyle hükmün tavzihini talep etmiş olup ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi 19/07/2017 tarihli ek kararıyla “He ne kadar dairemizin 01/06/2017 tarihli ilamının gerekçe kısmında davacının kıdem süresi dikkate alınarak 1 yıl 1 ay sendikal tazminat verilmesi gerektiği açıklanmış ise de, hüküm fıkrasında davacıya 1 yıllık brüt ücreti tutarında sendikal tazminat verilmesine ilişkin hususun HMK'nun 304 ve 305.maddeleri kapsamında kalan bir durum olmadığı, bu yönün taraflarca temyiz yasa yoluna götürülebilecek bir husus olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin tavzih talebinin reddedilmesi gerektiği” gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz başvurusu:
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2017 tarihli kararı davacı ve davalı vekili tarafından 19/07/2017 tarihli ek kararı ise davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, asıl karar ve ek kararın temyizi bakımından tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Somut uyuşmazlıkta feshin geçerli nedene dayandığı davalı işverenlikçe ispatlanmadığından ilk derece mahkemesince feshin geçersizliğine ve sendikal nedene dayandığına karar verilmesi yerindedir. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 25. maddesinde sendikal tazminatın işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamayacak şekilde belirleneceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamında, maddede belirlenen "bir yıllık" alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden bulunmadığından, tazminat tutarının 1 yıllık brüt ücret yerine "1 yıl 1 aylık brüt ücret " olarak belirlenmesi hatalıdır. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararda, sendikal tazminatın davacının kıdemine göre 1 yıl 1 aylık brüt ücret tutarında belirlediği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında gerekçeyle çelişecek şekilde sendikal tazminata davacının 1 yıllık ücreti olarak belirlemiş olması kararın gerekçesiyle kısa karar arasındaki çelişki bulunması nedeniyle hatalı olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
G) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3--Davacının yasal süre içinde iş yerine başvurusu üzerine işverene işe başlatması yada başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının 6356 sayılı yasanın 25. Maddesi uyarınca davacının 1 yıllık ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 31,40 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan dava açma gideri, tebligat ücreti, tanık gideri, müzekkere ücreti olmak üzere toplam 198,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince 2180,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Hükümden sonra yapılması gereken gerekçeli kararın tebliğ giderinin davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, bu giderlerin yapılması durumunda davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Tarafların yatırmış olduğu avanstan harcanmayan kısmının, hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
11- Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 21/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.