MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 15. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulüne karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 21.09.2009 tarihinden iş akdinin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiği 28.07.2016 tarihine kadar davalının ...Elektrik Arıza Onarım Bakım Montörlüğünde veri kayıt operatörü olarak çalıştığını, davalının davacının iş akdini feshederken İş Yasasının aradığı usul ve şekil şartlarına uymadığını, davacının iş güvencesi kapsamında olup, iş akdinin işverence haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, iş verenin işçiyi işe başlatmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminatın, boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücretin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkının düzenleyen İş Kanunu'nun 25. madde hükmünün ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri başlıklı 2. fıkrasında belirtilen yazılı hallerde haklı fesih hakkı doğuran haller arasında yer verdiğini, davacının görevini layığı ile yerine getirmediğini, görevinde ciddi zafiyet ve ihmal gösterdiğini, iyi niyet kurallarına riayet etmediğini, doğruluk ve bağlılık esaslarına aykırı hareket ettiğini, bu nedenle davalı şirket tarafından yapılan fesih hakkının haklı nedene dayalı olarak 28.07.2016 tarihinde feshedildiğini, iş akdinin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sayılan koşullara dayanarak feshedilmesinin neticesi olarak davacının işe iade talebinde bulunmayacağını, davacının işe iadesi davası açması için gerekli koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, iş sözleşmesinin işletmesel karar gereği feshedildiği, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesince, davalı işverenlikçe davacının iş akdinin işletmesel karar sebebiyle feshedilmemesine rağmen ve yine davalı tarafça bu şekilde bir savunma yapılmamasına rağmen ilk derece mahkemesince davanın kabulü gerekçesinde ''iş sözleşmesinin işletmesel karar gereği feshedildiği'' belirtilmek süretiyle oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe gösterilmek suretiyle kamu düzenine aykırılık oluşturulması sebebiyle gerekçedeki hata yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davalı işverenlikte 01/09/2013 ve 28/07/2016 tarihleri arasında en son veri kayıt operatörü olarak çalışan davacının iş akdinin davalı işverenlikçe ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık sebebiyle yazılı fesih bildirimi ile feshedildiği belirtilmiş ise de davalı işverenlikçe davacının feshe gerekçe yapılan davranışlarının isbatlanamaması karşısında isbat yükü kendisine olan davalı işverenliğin davacının iş akdini haklı nedenle feshettiğini isbatlayamadığından davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine; davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında tespitine; davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararınını kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri tarafından süresinde, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Gerekçe:
1- Anayasa'nın 141'inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve 6100 sayılı HMK'nın 298. maddesi uyarınca hüküm fıkrası ile gerekçe arasında veya tefhim edilen kısa karar ile gerekçe arasında çelişki olması bozma sebebidir.
Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçe kısmında davacının kıdemine göre davacı lehine ilk derece mahkemesince hükmedilen 5 aylık işe başlatmama tazminatının yerinde olduğu kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında, davacı lehine 4 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesi gerekçeli karar ile hükmü fıkrasının çelişkili olmasına sebep olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı Anayasa ve yasanın aradığı anlamda gerekçe olmayıp çelişkiler mevcuttur. Kararın sırf bu nedenle bozulması gerekmiştir.
G) SONUÇ:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6. Davacının yaptığı 289,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak, 06.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy