MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 5. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 16/10/2014 tarihinde iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz şekilde fesih edildiği 11/08/2016 tarihine kadar davalı şirketin Kartepe adresinde Tüp Dolum Uzmanı olarak çalışıldığını, fesih bildiriminde feshe gerekçe olarak davacının sürekli rapor alması ve yine rapor almayı alışkanlık haline getirmesi suretiyle işi aksatması gösterildiğini, davacının çalıştığı iş yerinde 2015 yılı aralık ayı ortalarında iş yeri servis aracı ile kaza yaptığını, davacının kazadan dolayı zarar gördüğünü, tedavi gördüğünü, rapor aldığını, bu dönemde alınan raporlar nedeniyle davacıya kusur atfedilmesinin düşünülemeyeceğini iddia ederek iş akdinin feshinin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, işe iadesinin uygulanmaması halinde yasanın öngördüğünü, çalışmamış olduğu süre için 4 aylık ücretin ödenmesini ve işe başlatmama nedeniyle fesih sebebi ve kıdemi de göz önüne alınarak en üst had olan 8 aylık ücreti tutarındaki tazminatının tespiti ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 16/10/2014 tarihinde tüp dolum uzmanı olarak çalışmaya başladığını, 29/04/2016 tarihinde...San Gazları A.Ş. unvanlı firmanın müvekkili şirketle birleşmesi ile davacının müvekilli şirket çalışanı haline geldiğini, davacının son dönemlerde haber vermeksizin işe devam etmediğini, sık sık ... gerekçeleri ile rapor aldığını, davacının 35 gün devamsızlık yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının iş akdi feshinde belirtilen raporlarının çalıştığı süre dikkate alındığında iş işleyişini bozacak ve olumsuz yönde etkileyecek sıklıkta olmadığı ve kaldı ki davacı tanık beyanlarından da davacının 2015 yılında işe gelirken serviste geçirdiği kaza sonucu yaralanması nedeniyle rahatsızlandığı ve rapor aldığı ve öncesinde raporunun olmadığı ve işini de düzgün yaptığı ve dosya kapsamında davacının tanık beyanlarında da belirtildiği şekilde raporlarının 2015 yılından sonra 2016 yılında alınmış olduğu ve öncesinde raporunun ve devamsızlığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesi ile iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacının 2015 yılında servis ile işe gelirken kaza sonucu yaralandığı, iş kazası raporu aldığı, çalıştığı süre içerisinde kaza sonrası kolu ve bacağında ağırlar olduğu, bu nedenle hastaneye gittiği rapor aldığı, davacının işini aksatmadığı, işini düzgün yaptığı, kaza öncesinde de rapor almadığı, davacının iş akdi feshinde belirtilen raporlarının çalıştığı süre dikkate alındığında, iş akışının bozacak ve etkileyecek sıklıkta olmadığı, davacının tanık anlatımlarına göre, geçirdiği bu kazadan sonra yaralandığı ve rahatsızlandığı rapor aldığı, öncesinde raporunun olmadığı, davacının raporlarının 2015 yılından sonra 2016 yılında alınmış olduğu ve öncesinde raporunun ve devamsızlığının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekilli tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
F) Gerekçe:
İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda, Bölge Adliye(İstinaf) Mahkemesi dava ile ilgili hem maddi vakıaları değerlendirir hem de hukukilik denetimi yapar. Temyiz incelemesinde ise, Yargıtay Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi tarafından verilen kararı sadece hukukilik yönünden denetlemektedir. Yargıtay, ilgili kanun maddelerinin dosyadaki delillerle oluşan maddi vakıaya yerinde uygulanıp uygulanmadığı yönünde hukuki bir denetim yapar. Bu kapsamda istikrarlı uygulanan içtihatlara uygun karar verilmemesi, istikrar kazanan içtihada aykırılık olarak hukukun yanlış uygulanması olacağından hukukilik denetimi kapsamında değerlendirilecektir. İstinaf sebebi ile bağlılık ilkesi uyarınca, istinaf sebebi yapılmayan ve kanununa açıkça aykırı olmayan temyiz nedenlerinin incelenmesi de kural olarak dikkate alınmaması gerekir.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
İş Kanunu’nun gerekçesinde hangi hallerin işçinin yetersizliği nedeniyle geçerli fesih hakkı bahşedeceği örnek kabilinden sayılmış olup bunlardan biri de sık sık hastalanarak rapor almadır. Sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacaktır. Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açık bir olgudur. İş Kanunu’nun gerekçesinde sık sık hastalanmanın yeterlilikten kaynaklanan neden olarak örnek kabilinden sayılması, işyerinde olumsuzluklara yol açtığının kabul edilmesindendir.
İşveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3. f maddesi uyarınca aynı kanunun 25/I.b maddesi uyarınca önele ilaveten altı haftalık bekleme süresi içinde işçinin iş sözleşmesini feshedemez. Ancak işçinin aralıklı olmak üzere sık sık rapor alması bu kapsama girmez. Sık sık rapor alması durumunda toplam raporlu olduğu süre, bekleme süresi içinde kalsa bile, sık sık rapor alması işyerinde olumsuzluklara yol açmış ise, işçinin iş sözleşmesi bildirimli veya süreli olarak feshedilebilir. Bu durumda fesih geçerli nedene dayanmaktadır.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından sık sık rapor alarak işini aksatması nedeniyle feshedilmiş, ilk derece mahkemesince raporların davacının 2015 yılında geçirdiği iş kazasından kaynaklandığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin feshinden önce savunması istenmiş, davacı savunmasında geçirmiş olduğu iş kazasından bahsetmediği gibi raporların da bu kazadan kaynaklandığı şeklinde savunma da bulunmamış, ayrıca savunmasında almış olduğu tüm raporlara ve yaptığı devamsızlıkların tümüne ilişkin ayrıntılı açıklama da yapmamıştır. Genel olarak ailevi sebeplerinden dolayı rapor aldığını ve devamsızlık yaptığını açıklamış olup, davacının savunmasında dahi belirtmediği, alınan raporların ve yapılan devamsızlıkların davacının geçirmiş olduğu iş kazasından kaynaklandığı ve bu nedenle feshin geçersiz olduğu şeklindeki kabulü hatalıdır. Davacının sık sık rapor aldığı, bu nedenle iş akışının etkilendiği, işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin işveren açısından devamının beklenmez bir hal aldığı anlaşılmakta olup davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 ve 6100 sayılı HMK.’un 373. Maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
G) Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile
1. Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararının KALDIRILMASINA,
2. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davanın REDDİNE,
4. Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6,70 TL.nin mahsubu ile kalan 6,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7. Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
8. Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2018 tarihinde kesin olarak, oybirliği ile karar verildi.