MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... ... 9. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı ... kurumunda 01.08.2015 tarihinde İngilizce Öğretmeni olarak çalıştığını, davalı işverenin davacıya 31.07.2016 tarihinde iş akdinin sona ereceğini ve yeniden sözleşme yapılmayacağını yazılı olarak beyan ettiğini, fesih gerekçesi ise kadro fazlalığı olduğunu, 31.07.2016 tarihinden sonra işyerinin ...'dan işçi dökümü alındığında 31.07.2016 tarihinden sonra giriş yapan yeni işçilerin olduğunu tespit edildiğini iddia ederek, davacının işe iadesine, çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık brüt ücretinin ve diğer tüm haklarının ödenmesine, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na tabi olan kişilerin, yine bu kanuna göre belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılmak zorunda olduğunu, 5580 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. Fıkrasına göre, Kurumlarda çalışan, yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesinin en az bir takvim yılı süreli olması zorunlu olduğunu, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinde anlaşılacağı üzere ortada bir yıllık belirli süreli bir is sözleşmesi olduğunu, davacının iş akdinin, "belirsiz süreli" olmaması nedeniyle, ise iade davasının aramış olduğu temel şartlardan birisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince davacının davalı işveren nezdindeki çalışmalarının 6 aydan fazla olduğu, davanın fesih bildiriminden itibaren 1 aylık hakdüşürücü süre içinde açıldığı, fesih tarihinde davalı işyerinde otuzdan fazla işçinin çalıştığı, davacının işveren vekili olmadığı anlaşılmış olup yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere hizmet sözleşmesi asgari süreli olduğundan davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalandığı ve davalı işverenin, feshin geçerli nedenlere dayandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; belirli süreli iş sözleşmesi bulunduğundan, iş sözleşmesi yenilenmediğinden , davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, yenilenen ve belirsiz hale gelen bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davacının yaptığı işte üç öğretmenin bulunduğunu , kadro fazlası nedeniyle sözleşmenin yenilenmediğini, yerine yeni öğretmen alınmadığını, davacının samimi olmadığını, 01/09/2016 tarihinde başka bir okulda çalışmaya başladığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince iş sözleşmesinin asgari süreli belirsiz hizmet sözleşmesi olduğu, davalı tarafından bildirilen diğer üç öğretmenin davacıdan önce de aynı okulda çalıştıkları, kadro fazlalığının ispatlanamadığı, davacının fesihten yaklaşık üç ay sonra başka bir işte çalışmaya başlamasının samimi olmadığının göstergesi olamayacağı anlaşılmakla,
İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 18/1 fıkrasında, Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı için yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşme asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda ingilizce öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, 01.08.2015 ve 31.07.2016 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 sayılı Kanun'un 18 maddesindeki yasal şartları taşımadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İlk derece mahkemesi'nin ve temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 199,50 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.