MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE İSTEMLİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 5. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı şirkette üretim operatörü olarak çalıştığını, 22/03/2016 tarihli ... 4. Noterliğinin ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğini, işyerindeki ağır çalışmalar sebebiyle boyun rahatsızlığı olduğundan bazı dönemlerde ... kontrolüne gittiğini, iş akdinin feshinin asıl sebebinin sendikaya üye olması olduğunu ileri sürerek, iş akdi feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, davacının iş akdinin sık sık rapor alma, rapor hakkını kötüye kullanma, işe gelmeme, ihtar edildiği halde yapmakla görevli olduğu görevleri yapmama şeklindeki haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının özlük dosyası incelendiğinde rapor alma şekli ve diğer eylemlerinin haklı nedenle fesih çerçevesinde değerlendirilmeyi gerektiren yoğunlukta olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının iş akdi fesih bildiriminde belirtilen sürekli işi savsadığına ve yapmakla yükümlü olduğu işleri yapmadığına ilişkin somut bilgi ve belge, tanık beyanı bulunmadığı, diğer taraftan davacının sık sık rapor alarak işyerinde işin işleyişini bozduğuna ilişkin somut belge bulunmadığı, bu konuda davacıya daha önce uyarı verildiğine ilişkin tutanak da bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden işyerindeki çalışma süresi 17.09.2014-22.03.2016 tarihleri arasında olan davacının, rahatsızlığı sebebiyle toplam 53 gün istirahat raporu aldığı anlaşılmaktadır. Sık rapor alma, ilgili Yasa maddesinin gerekçesinde açıkça geçerli fesih nedeni olarak gösterilmiş olup, Dairemiz uygulaması da bu yöndedir.
Açıklanan nedenle, sık sık rapor aldığı için işyerindeki iş düzenini olumsuz etkilediği anlaşılan davacının, bu nedenle işten çıkartılması davalı işveren açısından geçerli neden oluşturduğundan davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3. Alınması gereken 35,90 TL. Karar harcından davacının yatırdığı 29.20 TL. peşin harcın mahsubu ile 6.70 TL. bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 238.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7.Dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.