MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 4. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde muhasebe uzmanı olarak 10/02/2012-29/04/2016 tarihleri arasında çalıştığını, yaptığı iş gereğince üzerinde her zaman avans bulunduğunu, diğer çalışanların masraf ihtiyaçlarını da bu avanslardan ödediğini, noter masrafı, yemek, doğum günü kutlaması gibi temsil ve ağırlama giderini bu avanslardan kendisinin karşıladığını, genel müdürün bu uygulamayı bildiğini, masraf formlarını yöneticilerin onayladığını, tüm süre boyunca bu şekilde çalıştığını, 28/04/2016 tarihinde saat 20.30'da muhasebe müdürü ...'ın avansı kapatmasını istediğini, kendisinin de 29/04/2016 günü kapatabileceğini söylediğini ancak 29/04/2016 günü mesai başladıktan hemen sonra saat 09.30'da mali işler koordinatörünün kendisini odasına çağırdığını, avansları neden aldığını sorduğunu, tüm avanslara ilişkin açıklamaları eksiksiz yaptığını, buna rağmen savunmasının istenmesi üzerine, aynı açıklamaları savunmasında da yazdığını, savunmasından bir örneğin kendisine verilmediğini, üzerindeki avansı gün içerisinde kapatacağını defaatle ifade ettiğini ancak haksız olarak işten çıkarıldığını ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin işe iadesine ve işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatının 8 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; şirket tarafından davacıya verilen avansları kullanması gereken işlerde kullanmaması, iş avansı kesinti maillerinde kendi adını kasıtlı bir şekilde silmesi ve şirket üzerinden haksız kazanç sağlaması sebebiyle akdi haklı nedenle feshettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) İlk derece Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, "...Dava dilekçesindeki anlatıma göre, davacıdan 28/04/2016 tarihi saat 20.30 sıralarında avansı kapatmasının mümkün olup olmayacağı sorulduğu, ertesi gün kapatabileceğini söylediği, buna rağmen işten çıkarıldığı iddiasına herhangi bir itiraz olmamış hatta yazılı savunma verdiği iddia edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça ibraz edilen deliller arasında böyle bir yazılı savunmanın bulunmuyor olması tanıkların davacı ve karakteri hakkındaki olumlu beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde davacının üzerindeki avanslar bahane edilerek haklı fesih sebebi yaratılmaya çalışıldığı izlenimi oluştuğu, feshin haklı nedenle yapıldığı savunmasının ispatına yeterli delil sunulmadığı gibi şüphelenilmesi haklı kılacak herhangi bir emare dahi olmaması nedeniyle başkaca delil toplanmasına ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf Dairesi Kararı:
Davalı vekilinin istinafa yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda, "...Avans usulsüzlüğü sebebiyle hizmet akdinin haklı olarak sonlandırıldığından bahsedebilmek için fesih tarihinde ve fesihten önce tespit edilmiş bir usulsüzlük olması veya en azından yeterli şüpheyi duymayı gerektirecek şekilde açıklamaya muhtaç hususların bulunması gerekmektedir. Akdin feshinden sonra usulsüzlük olup olmadığının araştırılması mümkün bulunmamaktadır. Davalı işveren, fesih tarihinde tespit ettiği herhangi bir usulsüzlükten bahsetmediği gibi karar duruşması tarihine kadar geçen sürede de tespit ettiği herhangi bir usulsüzlüğün varlığından bahsetmemiştir. Bu durumda davacının üzerindeki avanslar bahane edilerek haklı fesih sebebi yaratılmaya çalışıldığı..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1-Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde dosya içeriği ile uyuşmayan, bilgisayardan kopyala-yapıştır şeklinde yapılan işlemden kaynaklandığı düşünülen bir takım ifadelere yer verilmiştir. Bu şekilde oluşturulan karar 6100 sayılı HMK.nun 297. maddesine aykırıdır.
2-Somut uyuşmazlıkta, muhasebe uzmanı olarak çalışan davacı, kendisine verilen avansların usulsüz kullanıldığı gerekçesiyle iş akdinin haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren davacının uhdesindeki avansları zimmetine geçirdiğini, iş akdinin bu nedenle haklı nedene dayalı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Davalı işveren savunmasını ispat etmek için yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ekinde iki tanık ismi bildirmiş ve işyeri kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde " yeterli delil sunulmadığı gibi şüphelenilmesi haklı kılacak herhangi bir emare dahi olmaması nedeniyle başkaca delil toplanmasına ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediğini" açıklamış,
Bölge Adliye Mahkemesi de "feshin haklı nedenle yapıldığı savunmasının ispatına yeterli delil sunulmadığı gibi şüphelenilmesi haklı kılacak herhangi bir emare dahi olmaması " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
Davacıya avans verildiği taraflar arasında ihtilafsız olup, bu durumda davacıya ne kadar ve nasıl avans verildiği ve bu avansların nasıl ve hangi usulle kapatıldığı, davacının aldığı avansları usulüne uygun olarak sarfedip sarfetmediği hususlarının saptanması gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, mali müşavirlerden oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla şirket kayıtları ve bu kayıtlara dayanak belgeler üzerinde inceleme yapılarak, davacının ne kadar avans aldığı, bunların ne şekilde sarfedildiği ve hangi usul veya prosedüre göre kapatıldığı hususları tarafların bu konudaki tüm delilleri toplanarak denetime elverişli bilirkişi heyet raporu ile tespit edilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Verildiği ihtilafsız olan avans miktarını ispat yükünün davalı işverene avansın kapatıldığına ilişkin ispat yükünün ise davacı işçiye ait olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı 6100 sayılı HMK.’nın 373. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.