MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve bakiye süre ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; 2001 yılından beri davalı okulda İngilizce öğretmeni olduğunu ve müdür yardımcılığı yaptığını, son net ücretin 2,700.00- TL olduğunu, sözleşmenin ihtarla haksız şekilde feshedildiğini, gerçeğe aykırı olarak tutulan devamsızlık tutanakları tutulduğunu ve bu şekilde akdin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, 2012/Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait bakiye süre ücret alacakları ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; davacının kurum itibarını zedeleyen, meslektaşlarını karalayan davranışlarda bulunduğunu, okulda uzun süre görev almasının rahatlığıyla öğretmenler üzerinde baskı kurduğunu, yaz dönemi ve Şubat ayında tatil yapılmasına rağmen ücretin tam ödendiğini, bu nedenle yıllık izin talebinin Yargıtay kararına aykırı olduğunu, kendi kusuru ile işten çıkarıldığı için ihbar tazminatı alamayacağını, iş yerinde fazla mesai yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yargılama süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı tarafların temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2016 gün ve 2016/29113 E. 2016/17494 K. sayılı ilamı ile özet ve sonuç olarak "....Somut uyuşmazlıkta davacının hizmet akdi, yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde belirsiz süreli hizmet akdi olup haksız işveren feshi nedeniyle davacının ihbar tazminatına hak kazanacağı; ancak belirsiz süreli hizmet akitlerinde uygulama alanı olmayan bakiye süre ücret alacağı talebinin reddinin gerekeceği gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır. " gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı alacaklarının kısmen kabulüne, bakiye süre ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozma sonrası verilen kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kararın bozmaya uygun olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı ve davacı işçinin, ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususları, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli il yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Her ne kadar Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 06.10.2016 gün ve 2016/29113 E. 2016/17494 K. Sayılı ilamı ile "...davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi gerektiği.." gerekçesi ile bozulmuş ve Mahkemece bozmaya uyulması sonucunda davacı lehine usuli tazanılmış hak oluşmuş ise de Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun " İçtihatları Birleştirme Kararları " usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğundan, bozma ile usuli kazanılmış hak oluşmadığı kabul edilmek zorunda kalınmıştır.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas – 2018/2 sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalıya ait özel öğretim kurumunda, takip eden belirli süreli iş sözleşmeleri ile öğretmen olarak çalışmıştır. Yukarıda ayrıntılı bir biçimde açıklandığı üzere davacının iş sözleşmesi kanun gereği belirli süreli olduğundan, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy