MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, bakiye süre ücreti, fazla çalışma alacağı, hafta tatili alacağı ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca duruşmalı talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21/03/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, belirli süreli iş akdinin haklı bir gerekçe olmadan feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, bakiye süre ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş akdinin belirli süreli olması için gereken objektif nedenin bulunmadığını, yıllık izin ücretinin davacıya ödendiğini, mesaisini kendisi ayarladığından fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının davalı işyerinden ayrıldığı 23.11.2010 tarihinden sonra tekrar ilk defa çalışmaya başladığı tarihin 15.08.2013 olduğu, dolayısıyla bakiye süre ücret alacağına konu dönem içerisinde başka bir işyerinde çalışmadığının anlaşıldığı, Borçlar Kanunu’nun 325. maddesinde "iş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir" hükmü gereğince işverenin sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak feshetmesi durumunda işçinin, sözleşme normal olarak ifaya devam olunsaydı elde edeceği menfaatlere yani bakiye süreye ait ücrete hak kazanacağı kabul edilmekle birlikte, işçinin iş ilişkisinin sona ermesi ile tasarruf ettiği ve başka işten kazandığı veya kazanmaktan kasten kaçındığı şeyleri mahsubunun gerektiği, somut olayda Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere belirli süreli iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe haksız suretle feshedildiği, bu durumda davacının belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle mahrum kalınan bakiye süre ücreti talep hakkının bulunduğu, ancak bilirkişice hesaplanan 193.886,66TL bakiye süre ücret alacağından Borçlar Kanununu 325. maddesi gereğince 2/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılması ve davacının iş akdinin belirli süreli olması karşısında da ihbar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece bozma ilamına uyularak taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunun kabulü ile davacının bakiye süre ücreti alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 325 inci maddesine (6098 Sayılı TBK 438) göre işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmelidir. Bu konuda gerekli araştırmaya gidilmeli, işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak indirim yapılmalıdır.
Her ne kadar anılan Kanun hükmüne göre Mahkemece bozma ilamı sonrasında kabul edilen bakiye süre ücreti alacağından 2/3 oranında indirim yapılmış ise de; dosya içeriğine göre bu indirim oranı yüksek olup, daha makul oranda indirim uygulanmalıdır. Karar bu yönüyle hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıdan yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/03/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy