MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 6. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait iş yerinde 16/03/2015 ila 24.02.2016 tarihleri arasında çalıştığını, 21.02.2016 tarihinde Çelik İş Sendikasına üye olduğunu, davalı işyerinde Ocak 2016 tarihinde ücretlere zam yapılmaması, ücret dışında herhangi bir sosyal hakkın da davalı işyerinde bulunmaması, çoğu işçinin bölümü dışında başka bölümlerde çalıştırılması, vardiya programlarının işveren ve işveren vekillerince düzgün bir şekilde yürütülmemesi ve buna benzer birçok sorun karşısında, işçilerin bu hususlarda işveren ve vekillerinden talep ettikleri iyileştirmelerin olmaması üzere işyerinde örgütlenme faaliyetlerine başlamış olan Çelik İş Sendikasına üye olmaya başladıklarını, işyerinde sendikal örgütlenme faaliyetlerinin hızlanması, sendikaya üyeliklerin artması ve işçilerin iş saati dışında sendikanın ... şubesinde düzenlediği çeşitli toplantılara katılması sonrasında 19-20-21-02/2016 tarihlerinde işyerindeki sendikal faaliyetlerden ve sendikaya üyeliklerden haberdar olan işveren ve işveren vekillerinin sendikaya üye olan işçiler üstünde sendikadan istifa etmelerini sağlamaya yönelik baskılar kurmaya başladığını bu nedenlerle haksız yapılan feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, fesih sendikal sebeple yapıldığından 1 yıllık brüt ücreti tutarında sendikal tazminatın ve boşta geçen süre ücretinin ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı şirket bünyesinde 16/03/2015 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 23.02.2016 tarihinde 16/02/2016 tarihli istifası sebebiyle sona erdirildiğini, davacının 2016 yılı maaş ödemesini takiben kendisi gibi birkaç arkadaşı ile birlikte müvekkili şirkete hitaben yazdığı dilekçesinde '' 2016 yılı maaşıma zam yapılmadığı için piyasanın altında çalışıyoruz. Bu nedenle gerekli yasal haklarımı almak şartıyla işten ayrılıyorum,'' yazarak iş akdine son verdiğini, davacı ve bir çok arkadaşının maaş zammı yapılmaması sebebiyle istifa dilekçesi teslim ettiği şirket yetkililerinin kendileri ile görüşmelerine istinaden bu beyandan vazgeçenler olduğu ancak davacının istifa beyanından vazgeçmediğini,bu nedenlerle davacı ile yapılan görüşme sonrası davacının istifasının 23/02/2016 tarihinde işleme konulduğu, istifa bildirimi ile çıkış işlemi arasında çok uzun bir süre geçmediği,davacı gibi istifa eden personeller dışında aynı dönemde işten çıkartılan tüm personelin aldıkları maaşları beğenmediklerini açıkça bildirmiş olmaları, işleri yavaşlatmaları, çalışma barışını bozarak bir vardiyanın tamamında işi durdurmaları bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açması sebebiyle iş akitlerini feshetmek mecburiyetinde kalındığı, işi bırakma eyleminin dava dilekçesinde belirtiği gibi yarım saat değil tüm vardiya süresince devam ettiğini, davacının bizzat sendikal faaliyet içinde olduğunun dava dilekçesi tebliği ile öğrenildiğini, davacının iş akdinin istifa ile sona erdiğini, feshin sendikal faaliyet ile ilgili olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk derece Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, " Duruşmada dinlenen davacı asil beyanında 2016 yılında zam yapılmadığını piyasanın altında maaş aldıklarını, bu nedenle işverenle işçiler arasında toplantı yapıldığını, toplantı sonucu işveren yetkililerinin " iş burda verdiğimiz para da burda isteyen çalışsın istemeyen çıksın gitsin" demesi üzerine davacı ve bir kısım arkadaşlarının işverene hitaben dilekçe yazarak, yasal haklarını ve talimatını almak suretiyle istifa ettiklerini beyan ettikleri, işveren tarafından da bu talebin kabul edildiği ve davacının istifa etmesi nedeniyle iş sözleşmesi sona erdiği anlaşıldığından davanın reddinin gerektiği " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:" Müvekkili Davacı ve arkadaşlarının tüm tazminat ve diğer haklarının verilmesi şartı ile istifa dilekçesi yazıp işverene verdiklerini, bunun bir ikale sözleşmesi olduğunu, ancak bu ikale sözleşmesine rağmen işverence herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkilin tazminat ve haklarının kendisine verilmediğini, müvekkilinin çalışmaya devam ettiğini, müvekkilin tazminat ve haklarını vermemesi, müvekkili çalıştırmaya devam etmesi, ikale sözleşmesini işleme koymaması ile ortada geçerli sayılacak bir ikale sözleşmesinden de söz edilemeyeceğini, söz konusu bu olaydan yaklaşık 20 gün sonra davalı işyerinde sendikal örgütlenme başladığını ve müvekkili de dahil bir çok çalışanın sendikaya üye olduğunu, sendikanın gerekli çoğunluğu sağlamasına engel olmak için 22/02/2016 tarihinden itibaren 20 civarında işçinin iş akdine son verildiğini, iş akdine son verilen işçiler tarafından ... 5 ve 6. İş mahkemelerinde açılan davaların kabul edildiğini, fesih işleminin sendikal nedenle yapıldığını, müvekkilinin iş akdinin sendikaya üye olduktan sonra feshedildiğini, iş akdi feshedilen tüm işçilerin sendika üyesi olduklarını kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini ''talep etmiştir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda, "Davacının tarihsiz dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dilekçesinin ikaleye davet niteliğinde olduğu, şartlı istifa dilekçesinin geçerli olamayacağı,davalı işverenlikte sendikal faaliyetlerin 2016 yılı şubat ayı öncesinde başlatıldığı ve dava dışı Çelik İş Sendikasının 23/02/2016 tarihinde davalı işverenlikte yetki tesbiti için T.C. ... Bakanlığına müracaat ettiği ve toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini aldığı ,davacının 21/02/2016 tarihinde sendikaya üye olduğu, sendika üyesi olduğu tesbit edilen davacı dahil dava dışı işçilerin işten çıkartıldığı, yine daha önceden dairemiz denetiminden geçen ... 6. İş Mahkemesinin 2016/328 Esas, 329 Esas ve 2016/332 Esas sayılı emsal işçileri tarafından açılan işe iade davalarında işyerinde sendikal hak kapsamında bir vardiyalık iş yavaşlatma eyleminin anayasal hakkın kullanımı olması nedeniyle geçerli fesih nedeni olamayacağı, davalı işverence yapılan feshin sendikal faaliyeti sonuçsuz bırakmak amacıyla yapıldığı,bu sebeple davacının iş akdinin sendikal faaliyet ve sendikaya üye olması sebebi ile feshedildiği anlaşıldığından,bu yönlere ilişkin davacı istinaf sebepleri yerinde olduğundan ilk derece mahkemesi kararının bu nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-2 uyarınca kaldırılmasına, davacının işe iadesine, 6356 Sayılı Sendikalar ve ... Kanunu'nun 25. maddesi gereğince davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında sendikal tazminatın ödenmesi gerektiğinin tespitine " gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması için, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir. İş sözleşmesini fesheden işçi feshin geçersizliği ve işe iade isteminde bulunamaz.
Davacının isim ve imzası bulunan, itiraza uğramayan, tarih taşımayan "2016 yılı maaşına zam yapılmadığı için piyasanın altında maaş alıyoruz. Bu nedenle gerekli yasal haklarımı almak şartı ile (tazminat) işten ayrılmak istiyorum " şeklindeki dilekçe örneği davalı tarafından dosyaya sunulmuştur. Davacı asil duruşmadaki beyanında;" Davalı şirkette 2015-2016 tarihleri arasında forklift operatörü olarak çalıştığını, işverenin iş akdini feshettiği için işten ayrıldığını,kendisine okunan 16/02/2016 tarihli ... Makinaya hitaben yazılan 2016 yılında maaşına zam yapılmadığı için piyasanın altında maaş aldığımdan gerekli yasal haklarımı ve tazminatımı alarak işten ayrılmak istiyorum, yazan yazının kendisine ait olduğunu,altındaki imzanın da kendisine ait olduğunu, o zamanlar için ... bey adlı müdürünün işçiler ile beraber toplantı yaptığını, toplantıda iş burda verdiğimiz para da burda isteyen çalışsın istemeyen çıksın gitsin dediğini, bunun üzerine bu dilekçeyi yazdığını, kendisinden başka 5-6 arkadaşın daha bu dilekçeyi bire bir yazarak işverene verdiklerini, işverene kapı orada diyeceğinize yasal haklarımızı verin dediklerini, ... beyin de bir dilekçe ile müracat edin gereği neyse yapılır varsa tazminatınız verilir demesi üzerine bu dilekçeyi yazdıklarını ve teslim ettiklerini, ancak onların hemen işten çıkartmadıklarını, normal işilerine devam ettiklerini, daha sonra sendikaya üye olduklarını, 3-4 gün sonra sendikaya üye olduklarını, sendikal faaliyetlerde bulunduklarını, haklarını sendikayla aramaya karar verdiklerini, istifa etmekten de vazgeçtiktiklerini.Kendisinin Çelik İş Sendikasına üye olduğunu,üye olduğu tarihi hatırlamadığını, bu dilekçeyi sunan 5-6 kişiden 2 kişinin işten çıkartıldığını, kendisi ve arkadaşı ... olduğunu, istifa dilekçesi verip halen çalışmaya devam arkadaşlarının ... olduğunu, diğerlerinin isimlerinin aklına gelmediğini, üye olduğunda işten çıkarılmayan arkadaşların henüz sendikaya üye olmadığını'' belirtmiştir.
Somut olayda davalı işyerinde ücretlere zam yapılmaması üzerine işçilerin iş yavaşlatma eylemi yaptıkları, bu eylem sonrasında davalı işverenin işçilerle toplantı yapıp ücretlere zam yapma imkanının bulunmadığını ve çalışmaya devam etmek isteyenlerin bu ücretle çalışmaya devam edebileceğini, istemeyenlerin ise ayrılabileceğini bildirildiği, davacının davalı işverene müracaatla bu ücretle çalışmak istemediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi kaydıyla işten ayrılma isteğini ilettiği,işverenin de davacının imzası itiraza uğramayan istifa dilekçesini işleme koyarak davacıyı işten çıkarttığı anlaşılmakla İş Kanunu'nun 18. maddesine göre işe iade davası açabilmenin ön koşulu işveren feshinin bulunması olduğundan istifaen ayrılan davacının işe iade talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1,040,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 21/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy