MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/01/2013-06/06/2013 tarihleri arasında önceleri moto-kurye sonradan vardiya müdürü olarak çalıştığını, 06/06/2013 tarihinde müvekkilinin işyerinde iş güvenliğine aykırı hareket eden arkadaşını uyarması üzerine bölge müdürünün müvekkiline “Kendini toparla yoksa S…Git” diyerek müvekkilinin şahsına hakaret edip iş akdini haksız olarak feshettiğini ve iş akdi haksız olarak feshedildiği halde kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, müvekkilin davalı iş yerinde Cumartesi-Pazar dahil haftanın 6 günü saat 09.30’dan gece saat 22.00’ye kadar 1200,00-TL ücret mukabilinde çalıştığını ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, yine ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığı ve ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 28/12/2012-16/06/2015 tarihleri arasında müvekkil Şirket nezdinde vardiya müdürü olarak çalıştığını, davacının 06/06/2015 ila 16/06/2015 tarihleri arasında mazeretsiz ve izinsiz olarak işine devam etmemesi nedeniyle iş akdinin müvekkili tarafından 4857 Sayılı Kanun’un 25/II-g maddesi kapsamında haklı nedenle feshedildiğini, üç vardiya halinde çalışan müvekkil şirketin şube çalışanlarının fazla mesai yapmalarının mümkün olmadığını, maaş ödeme dökümlerine bakıldığında, davacının müvekkil şirketten fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığının görüleceğini ve iş akdinin feshiyle birlikte davacının kullanmamış olduğu yıllık izin ücretlerinin karşılığı bordroya tahakkuk ettirilerek kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ve davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Söz konusu alacağın varlığını ispat yükü davacıda olup, davacı delil olarak tanık beyanlarına dayanmıştır. İşçinin ... olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı iddiasını ispat bakımından beş tanık dinletmiş olup bu tanıkların dördü Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan dosyalarda benzer iddia ve taleplerle davalı işverene karşı dava açan kişiler oldukları anlaşılmıştır. Davalı işverene karşı açtığı dava bulunmayan davacı tanığı Onur ise ... saatleri ile ilgili saat veremeyeceğini beyan etmiştir. Ayrıca, Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairemizin 2017/3120 ve 3121 esas sayılı dosyalarında, dinlenen davacı tanıklarından Berat ve Bahadır’ın fazla mesai talepleri, moto-kurye olarak çalışan işçilerin üçlü vardiya sistemiyle çalıştıkları gerekçesiyle reddedilmiştir. Fazla mesai ... iddiası husumetli tanık beyanları dışında başkaca yan delillerle desteklenmediğinden, bu alacak kaleminin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3- Hüküm altına alınan tazminat ve alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy