MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde elektrik ustası olarak 1.100,00 TL net ücret karşılığı çalıştığını, ücret ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, yeterli zam yapılmaması, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması sebeplerine bağlı olarak 4857 sayılı yasanın 24. maddesi gereğince 09/09/2013 tarihinde iş akdini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret alacağı ve fazla mesai alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, haklı nedenle fesih koşullarının oluşmadığını, işyerinde ücret ödemelerinin takip eden ayın 15-20. günleri arasında yapıldığını, bu durumun dilekçe ekinde sundukları davacının imzasını taşıyan ücret hesap pusulaları ve banka hesap dökümü ile sabit olduğunu, şirkette haftanın 6 günü çalışıldığını, bir gün hafta tatili kullanıldığını, çalışma sürelerinin İş Kanununun 63. maddesine uygun olarak 45 saat olacak şekilde düzenlendiğini, 45 saati aşan çalışma olması halinde bordrolarda tahakkuk ettirildiğini ve ödendiğini, yeterli zam yapılmadığı iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti talebinin kabulüne, ücret alacağı dava açılmadan önce ödendiğinden bu talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesi uyarınca hakim Kanunda öngörülen istisnalar dışında iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz. Bu düzenleme vakıa ile bağlılık ilkesi olarak kabul edilmektedir.
Davacı dava dilekçesinde açıkça davalı işyerinde 21.06.2010 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını belirtmiş olup kayıtlarda bu tarihi doğrulamaktadır. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tazminat ve alacakları, işe giriş tarihi 30.06.2006 kabul edilerek hesaplanmıştır. Maddi vakıa ile bağlılık ilkesine ve kayda aykırı olarak hizmet süresinin ve buna bağlı olarak alacakların hatalı tespiti bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.