MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılardan ... Bakanlığına bağlı lojman olarak kullanılan apartmanda kapıcı olarak çalışırken emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı . ... vekili, kamu kurumlarına ait lojmanlarda taşınmaz malikinin ilgili kamu kurumu olduğunu, ancak yöneticinin malik adına hareket eden kişi olduğunu, konut yöneticisinin İş Kanunu uygulamasında ve yargı uyuşmazlıklarında işveren temsilcisi olduğunu, kapıcının İş Kanunundan ve sözleşmeden doğan ücret ve tazminat haklarını zamanında ve usulüne uygun olarak ödemenin ve sigorta primlerini yatırmanın yöneticinin görev ve sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle Bakanlığın taraf olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu öte yandan davacının çalıştığı apartmanın 2008 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı ... Garnizonu Askeri Lojmanlar Üst Yönetimi Kurulu Başkanlığından ayrılarak Hava Kuvvetleri Komutanlığına geçtiğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin fesh edilip kıdem tazminatının ödendiğini, fesih tekrar işe alınıp emekli olması üzerine yine kıdem tazminatı ödendiğini, alacağı bulunmadığı gibi fazla çalışma iddiasının da gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Apartmanı Yöneticiliği ise davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 04/02/1994 - 30/04/2013 tarihleri arasında davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığı, kıdem ve ihbar tazminatı ödenen 04/02/1994-31/12/2007 döneminin tasfiye edildiği, bu dönem hesap dışı bırakılarak, 01/01/2008-30/04/2013 dönemi için kıdem tazminatı hesaplaması yapılması gerektiği, 16/11/2008 tarihinde davacıya ödendiği anlaşılan 557,28 TL ve davacının banka hesabına yatırılan 4.321,01 TL kıdem tazminatı ödemelerinin mahsubu gerektiği, buna göre davacının bakiye kıdem tazminatına hak kazandığı gibi fazla çalışma alacağı da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ... Bakanlığına tahsisli olup, lojman olarak kullanılan apartmanda kapıcı olarak çalıştığı anlaşılmakla, lojmanda kat mülkiyeti söz konusu olmadığından tüzel kişiliği de olmayan "..."nin davacının alacaklarından sorumlu tutulması hatalıdır.
3- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 2008 yılı sonlarında Kuvvet Komutanlığında yaşanan değişiklikler nedeni ile söz konusu apartman yönetimi değişmiş, önceki lojman sakinleri adına oluşan yönetim tarafından davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiştir.
Mahkemece, davacının hizmet süresi, yönetim değişikliği sırasında yapılan kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi nedeniyle, kesintili kabul edilip ilk çalışma döneminin tasfiye edildiğine karar verilmiş ise de, dosyadaki delillerden davacının çalışmasına ara vermeden devam ettiği ve gerçekte bir fesih işlemi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının hizmet süresi bir bütün olarak kabul edilip arada yersiz ödenen avans niteliğindeki kıdem ve ihbar tazminatının davacının alacaklarından mahsubu gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
4- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını ileri sürüp alacak talep etmiş, davalı taraf ise davacı iddialarının doğru olmadığını savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı kabul edilip hesaplama yapılmıştır.
Söz konusu alacağın varlığını ipatlama yükü davacı da olup davacı delil olarak tanık beyanlarına dayanmıştır.
Beyanlara göre söz konusu apartman 12 daire ve 100 m2 lik bahçeye sahip olup davacı tanıklarının anlatımları alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Ayrıca beyanlar soyut olup hesaplamaya da elverişli değildir. Davalı tanıklarına göre de fazla çalışma yapılmamıştır. Bu delil durumuna göre alacağın ispatlanamadığı gözetilip talebin reddine karar verilmesi gerekirken soyut tanık beyanlarına göre ortalama bir hesaplama ile alacağın hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.