MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde aralıksız ve kesintisiz olarak aynı işyerinde 24/04/2002 tarihinden itibaren fiili olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı tarafından 30/04/2010 tarihinde işten çıkarıldığını, müvekkilinin haksız yere işten çıkarıldığını ve haklarının kendisine ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 30/04/2010 tarihinde işyerine gelerek sözlü olarak işten ayrılmak istediğini, yazılı beyan istendiğinde çıkıp gittiğini, dönmesinin beklenildiğini, işe gelmemesi üzerine 04/05/2010 tarihinde noterlik vasıtasıyla 3 gün içinde işe dönmesini, dönmemesi halinde işi kendi istediği ile bırakmış sayılacağının ihtar edildiğini, ihtara rağmen davacının işe başlamadığını, davacının bir aylık dava açma hakkını süresinde kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerinde müdür ile yaşadığı tartışma sonucu işyerinden kovulduğu, yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin kim tarafından, ne şekilde feshedildiği ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı iş akdinin sebepsiz ve haksız olarak 30.04.2010 tarihinde feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacı işçinin hiçbir neden yokken işyerini 30.04.2010 tarihinde terk ettiğini savunmuştur.
Mahkemece yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı davacının işten ne şekilde ayrıldığını bilmediğini beyan ederek davacıdan duyduklarını aktarmış olup, beyanları somut görgü ve bilgiye dayalı değildir. Davalı tanıkları ise işyerinde yaşanan bir tartışma sonrasında davacının işini sebepsiz yere bırakarak gittiğini ve bir daha işyerine dönmediğini beyan etmişlerdir.
Davalı işveren davacıya gönderdiği 04.05.2010 tarihli ihtarnamede; işçinin 30.04.2010 tarihinde sebepsiz olarak işyerini terk ettiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde işine dönmezse iş akdinin haklı nedenle feshedileceği belirtilmiş ve ihtarname davacıya 14.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının bu ihtarnameye cevap vermediği gibi davayı da fesihten yaklaşık 2 yıl 3 ay sonra açtığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyada kapsamına göre izah edilen mevcut delil durumu karşısında davacının işyerinde yaşanan bir tartışma sonrasında işyerini kendisinin terk ettiği, terkin herhangi bir haklı nedene dayanmadığı anlaşıldığından şartları oluşmayan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.