MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, fark iş güvencesi tazminatı, fark boşta geçen süre ücreti yıllık izin ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 08/09/2008 - 01/06/2011 tarihleri arasında suflör olarak en son 58,00 TL günlük ücretle çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, bunun üzerine Bursa 2. İş Mahkemesinin 2011/440 Esas sayılı dosyasından açtığı davada işe iadesine karar verildiğini, kararın Yargıtay' ca onanarak kesinleştiğini, davalı kuruma 19/08/2013 tarihinde gönderdiği ihtarname ile işe iade başvurusu yaptığını, davalı kurumun müvekkili davacıya işbaşı yaptırmadığını, banka hesabına 04/09/2013 tarihinde 1.494,99 TL'si 05/09/2013 tarihinde 5.974,99 TL'si, 05/09/2013 tarihinde 5.974,99 TL'si olmak üzere toplam 13.444,63 TL sı ödeme yaptığını, bu ödemelerin hangi alacak kalemlerine ilişkin olarak yapıldığının açıklanmadığını, bunun yanında davalı tarafından yasa gereği çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken hafta tatili ücretlerinin de ödenmediğini belirterek, fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, fark iş güvencesi tazminatı, fark boşta geçen süre ücreti yıllık izin ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Bursa 2. İş Mahkemesinin 2013/137 Esas 2013/90 karar sayılı ilamı gereği davacıya 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile 4 aylık işe başlatmama tazminatının ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, aylık ücretinin 26 gün üzerinden ve günlük 58,00 TL olarak hesaplandığını, karar gereği dört aylık ücreti tutarı olan 5.974,82 TL sının boşta geçen süre ücreti olarak ve 5.974,82 TL sının işe başlatmama tazminatı olarak davacıya ödendiğini, davacıya yapılan ödemenin toplam 11.949,64 TL olduğunu, 1.494,99 TL'sinin ise vekalet ücreti ve yargılama giderleri için ödendiğini, davacıya 26 gün üzerinden ücret ödendiğinden hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı işverence davacının yasal süresi içerisinde işe başlatılmadığı hususu ihtilafsız olup davalı tarafından iş güvencesi tazminatının ödendiği tarih olan 05/09/2013 tarihi işe başlatmamanın fesih tarihi olduğu, dava konusu alacak taleplerinin davacıya ödenen kısımlarının mahsup edildiği, kullanmadığı izin bulunduğu, çalışmadığı tatil günleri için hafta tatil ücreti ödenmesi gerektiği gerekçesi ile hafta tatili ücreti alacağından %20 hakkaniyet indirimi uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme nedeni ile davacının hafta tatiline hak kazanması için haftanın 6 günü, ayda ise en az 22 gün çalışması gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı ile davalı işveren iş sözleşmeleri ile günlük ücretle çalışmayı kabul etmişlerdir. Hizmet döküm cetveline göre davacı aralıklı bazı aylar tam, bazı aylar ise 30 günden az çalışmıştır. Kayıtlarda davacının bazı aylar hiç çalışmadığı, bazı aylar ise tam, diğer aylar ise 22 gün ile 27 günler arasında, bazı aylarda ise 22 günün altında çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma süresine ilişkin olarak tüm hafta tatillerinde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazandığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Öncelikle davacının çalışılmayan hafta tatil ücretine hak kazanması için 22 günü geçen aylar için hafta tatil ücreti hesaplanması, diğer taraftan ayın tamamı bildirilen aylar için ise ödeme yapıldığından bu aylarda dışlanarak hesaplama yapılması gerekir. Kısaca Hizmet Döküm cetvelinde prim gün sayısın 30 gün bildirilen aylar için ödeme yapıldığından ve 22 gün ve daha aşağı bildirilen günler için ise hak edilmediğinden hesaplama yapılmaması, 22 günden yukarı 30 günden aşağı bildirilen aylar için ise hafta tatil ücreti hesaplanmalıdır.
Diğer taraftan kayda dayandığından ve çalışılmayan günler karşılığı olduğu içinde indirime gidilmemelidir.
Hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak ve indirim uygulanarak hafta tatil ücretinin kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.