MAHKEMESİ: BURSA 10. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işverene bağlı ve kesintisiz olarak 13/04/2011 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak 28/11/2012 tarihinde hasta ve raporlu olarak işe gelmemesi nedeniyle raporunu göndermesine rağmen iş akdinin feshedildiğini, işine son verildiğine ilişkin belgenin de verilmediğini, işsizlik ücretinden de mahrum edildiğini, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı,davacınınn 28/11/2012 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, davacının iddia ettiği işe giriş tarihi olan 13/04/2011 tarihinde işvereninin Tombuloğlu Kozmetik Ltd. Şti. olduğunu, adı geçen şirketten işyerini 27/01/2012 tarihinde devraldığını, davacının raporlu olduğu dönemde iş akdinin feshedildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, raporun bitiminde davacının işe gelmediğini, davacının iş sözleşmesinin istifa nedeni ile sona erdiğini,davacının fazla mesai ücretleri ile diğer taleplerini kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, iş akdinin davalı işveren tarafından ihbar öneline uyulmaksızın feshedildiği, bilirkişi tarafından yapılan seçenekli hesaplamadan (B) seçeneğine itibar edilmesi gerekeceği kanısına varılmış, hayatın olağan akışı, işçi alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması, miktarı dikkate alınarak bilirkişi tarafından tespit olunan alacak miktarlarında takdiren fazla mesai için %25 hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dosyadaki bilgi belgelerden, tanık anlatımları ve bilirkişi raporundaki hesaplamadan davacının haftalık çalışmasının 45 saatin altında olup bunu aşan bir çalışmanın yapıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının fazla çalışma alacağı ücretinin reddi yerine ,bilirkişinin hiçbir hukuki dayanağı olmayan 1 saatlik fazla çalışmasına göre yapılan hesaplamaya itibarla bu alacağın reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.