MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının 12.04.2010-13.03.2012 tarihleri arasında dava dışı ancak davalı ... tarafından devir alınan şirket ve akabinde 11.05.2012 tarihine kadar da davalı Akan-Sel nezdinde şoför olarak çalıştığı her iki dönem çalışmasında da MIP Şirketinin asıl işveren olduğu, davacının genel tatil ve fazla çalışmaları tanık anlatımları ile belirlendiği, imzasız olsa da bodroda tahakkuku yapılan ve banka kayıtlarıyla ödeme yapılan dönemlerin dışlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde, fazla çalışma süresince işçinin ürettiği parça veya iş tutarının hesaplanmasında zorluk çekilmeyen hallerde, her bir fazla saat içinde yapılan parçayı veya iş tutarını karşılayan ücret esas alınarak fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma ücreti hesaplanır. Bu usulün uygulanmasında zorluk çekilen durumlarda, parça başına veya yapılan iş tutarına ait ödeme döneminde meydana getirilen parça veya iş tutarları, o dönem içinde çalışılmış olan normal ve fazla çalışma saatleri sayısına bölünerek bir saate düşen parça veya iş tutarı bulunur. Bu şekilde bulunan bir saatlik parça veya iş tutarına düşecek bir saatlik normal ücretin yüzde elli fazlası fazla çalışma ücreti, yüzde yirmibeş fazlası ise fazla sürelerle çalışma ücretidir. İşçinin parça başı ücreti içinde zamsız kısmı ödenmiş olmakla, fazla çalışma ücreti sadece yüzde elli zam miktarına göre belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işyerinde şoför olarak çalışan davacı işçi, fazla çalışma iddiasını tanık delili ile ispatlamaya çalışmış, Mahkemece de tanık beyanlarına itibarla bu alacağın kabulüne karar verilmiştir. Davacının davalı ... Nakliyat Şirketi’ne devrinden önce dava dışı ... Lojistik Şirketi’nde çalıştığı ve tanıklarının hesaplamaya esas alınan ikili vardiya çalışma usulüne ilişkin beyanlarının da devir tarihinden önceki çalışmasına yönelik olduğu görülmüştür. Bu durumda davacının fazla çalışma iddiasının devir tarihinden önceki dönem bakımından ispatlandığı kabul edilmeli ve hüküm buna göre kurulmalıdır.
Ayrıca, dosya içeriğine göre davacının aylık sabit ücretinin yanında konteynır başına prim ücreti alarak çalıştığı ve davalı işyerinde de toplu iş sözleşmesinin uygulandığı anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda, davacının fazla çalışma ücretinin %150 zam miktarına göre hesaplandığı görülmüştür.
Bu durumda davacı işçinin fazla çalışma ücretinin sadece zamlı kısmı hesaplanmalı, zam oranının ise davacının TİS. den faydalanıp faydalanmadığı araştırılarak belirlenmesi, şayet TİS kapsamında ise TİS.de öngörülen zamlı oran, değilse 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki % 50 zam nispetine göre belirlenip hesaplanması gereklidir.
Eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirmeyle sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy