MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 06/05/2008 tarihinden beri sigortalı göründüğünü, ancak bu tarihten yaklaşık 6 ay önce sigortasız olarak davalı bünyesinde çalışan müvekkilinin kabul etmemesine rağmen iş konumunun ve işyerinin değiştirilmesi ile kanunen hak kazanmış olduğu fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmemesinden dolayı artık çalışmak istemediğini firma yetkililerine bildirdiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının 06/05/2008-16/11/2012 tarihleri arasında çalıştığını, 01/11/2012 tarihli yazı ile E.kent 3 şubesinde görevlendirildiğini, görevlendirmenin iş sözleşmesinin 1.8 maddesinde belirtilen "... ili içinde başka şubelerde görevlendirilebileceği" ibaresi gereği yapıldığını, ancak davacının 03/11/2012 tarihi itibariyle yeni görevlendirilmiş olduğu şubede işbaşı yapmadığını, işyeri yetkililerinden izin almaksızın devamsızlık yaptığını, davacıya bu süreçte hiçbir şekilde ulaşılamadığını, davacının 09/11/2012 tarihli ihtarname gönderdiğini ve işe devam etmeyeceğini belirttiğini, işe devam etmemesinde haklı bir sebebi olmayan davacının iş akdini istifa ederek sonlandırdığını, davacının müvekkili şirketin ana deposunda depo görevlisi olarak çalıştığını ve bu işi diğer çalışanlarla nöbetleşe gerçekleştirdiğini, bu sebeple fazla çalışması bulunmadığını, arızi olarak gerçekleştirmiş olduğu fazla çalışmalarının karşılığının ödendiğini, davacının bordroları ihtirazi kayıtsız imzaladığını, daha fazla ücret alacağı olduğunu eşdeğer yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, arızi olarak yapılan çalışmaların karşılığının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece karar gerekçesinde davacının hizmet süresinin 06/11/2007-02/11/2012 tarihleri arası kabul edilmesine rağmen, hizmet süresi başlangıcını 06/05/2008 olarak kabul eden hesaplamaya itibarla karar verilerek hizmet süresi başlangıcı yönünden çelişki yaratılması hatalıdır.
3-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı ile işçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya kapsamından fazla çalışma süresinin davacı tanık beyanlarına itibarla haftada 11 saat üzerinden belirlendiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları işyeri çalışanı olmakla birlikte çalışma süreleri itibariyle davacının çalışma süresinin tamamına yönelik çalışma düzenini bilebilecek durumda değillerdir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı tanıklarının çalışma sürelerini tespit ederek, bu çalışma süresine yönelik olarak yapılacak hesapta günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için 1 saat ara dinlenmesi düşülerek hesap yapmak, davacı tanıklarının çalışma süresi dışındaki süre yönünden ise davalı tanık ifadeleri bir değerlendirmeye tabi tutularak karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Temerrüt ihtarnamesinin varlığına ve dava ve ıslah dilekçelerindeki faiz isteminin de bu yönde olmasına rağmen hüküm altına alınan alacaklara temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmemesi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
YKU
Full & Egal Universal Law Academy