MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı ile davalılardan ... vekili ve T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, ... İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı Kuruma ait Hastane bünyesinde 28/12/1993-01/03/2012 tarihleri arasında kaloriferci olarak çalıştığını, bu Hastaneye hizmet alımı suretiyle bir çok farklı Firmadan hizmet alımı yapmış ise de çalışanların hiç değişmediğini, ihaleyi kazanan firmaların hastanenin talimatı ile aynı işçileri çalıştırdığını, asgari ücretle çalıştığını, iş akdine son verilmesine rağmen kıdem tazminatının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili; davacının işten ayrılış tarihine işveren konumunda olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Kamu Hastaneler Birliği vekili; davacı ile araların iş ilişkisinin bulunmadığını, davalı Şirketlerin işçisi olduğunu, hak ve alacaklardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; bilirkişi raporunda her ne kadar 17.145,67 TL. kıdem tazminatı alacağının, ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin asıl işveren olduğu için toplam alacaktan müteselsilen sorumlu olduğunu ve ...'ın devir işlemlerinden dolayı borcun 1.792,76 TL. olan kısmından sorumlu olduğu, en son işveren olan ...Temizlik İlaçlama Makine Yemekçilik Bilgisayar İnşaat Malzemeleri ve İnşaat Taş. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin borcunun tamamından müştereken sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; 6552 Sayılı yasanın 8. maddesi ile 4857 sayılı Yasanın 112. madesine eklenen fıkralar dikkate alındığında kıdem tazminatı ödenmesi yükümlülüğünün asıl işveren davalı Kamu Hastaneleri Kurumundan tahsil edilmesi gerektiği, somut olayda kaloriferci olarak çalışan davacının 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası (5) numaralı bendi uyarınca onbeş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için kıdem tazminatının ödenmesini ve iş akdinin feshini talep ettiği, ancak kıdem tazminatının ödenmediği, davacının davalı şirkette kesintisiz olarak 18 yıl 2 ay 5 gün davalı iş yerinde çalıştığını ve ayrıca ödenen sigorta prim ve kayıtlarından zorunluluk olan 3600 prim gün şartını çok fazlası ile yerine getirdiği, davacıya ait iş yeri dosyası ve SGK belgelerinden anlaşıldığı, bu durumda davacının kötü niyetli olmasından bahsedilemeyeceği, davacı kanunun kendisine verdiği emeklilik hakkını kullandığı, Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ile davalılardan ... ve davalı Kurum vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ile davalılardan ... ve davalı Kurum vekilleri aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava konusu kıdem tazminatı alacağı açısından davalı işverenlerin sorumluluğunun tespiti hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre; davalı idare ile diğer davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi olup, bu olgu Mahkemenin de kabulündedir. Ancak Mahkemenin salt 6552 sayılı Kanuna dayanarak yalnızca davalı idareyi sorumlu olarak belirlemesi hatalıdır.
6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanun’un 112. maddesine eklenen fıkralar ile; 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşlarınca ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olmakla beraber bu düzenlemeler alt işverenlerin sorumluluğunu bertaraf edici nitelikte değildir.
Bu itibarla; Mahkemenin 6552 sayılı Kanuna dayanarak davalı alt işverenlikler aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Kıdem tazminatı bakımından uygulanması gereken faizin başlangıç tarihinin açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Davacının kendisini açıkça sınırlandırmadığı müddetçe kanunun amir hükmü gereğince kıdem tazminatının tamamına fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gereklidir.
Davacı, gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde kıdem tazminatı için fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiştir.
Buna karşın Mahkemenin kıdem tazminatına fesih ve ıslah ayırımı yapılarak faiz yürütülmesi hatalıdır.
4-Hükmedilen alacak miktarının brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesi 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.
5-Yukarıda değinilen bozma nedenine göre davalı alt işveren Şirketler hükmedilen alacaklardan sorumlu olduğundan harçlarında davalı bu Şirketlere yükleneceği hususu gözden kaçırılmamalıdır.
6-Kabule göre de hakkındaki dava reddilen ve vekille temsil edilen ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.