MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının brüt maaşının 2.727,00 TL. olduğunu, maaşının Haziran/2011 tarihinden itibaren ya gecikmeli ödendiğini ya da hiç ödenmediğini, ödemelerin normal maaşından düşük ödendiğini, Ekim, Kasım, Aralık /2012 aylarında maaşının artık hiç ödenmediğini, 1,5 yıl boyunca cumartesi günleri yaptığı fazla mesainin ödenmediğini, davacının gece mesailerine kaldığını, yıllık iznini kullanamadığını, yazlık kışlık elbise ve ayakkabı verilmeyerek maddi zararının artırıldığını, dini milli bayramlarda çalıştığını, davacının iş aktini haklı feshettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının davalının taşeronu olan ... /CRN Isıtma Şirketi'nde, davalının hastane direktörü Dr. ...'a hitaben yazılan dilekçede, davacının kendisine yemek ısmarlatması, iphone cep telefonu aldırması hatta davacıya 10.000,00 TL. ödeme yapılması hususlarından bahsettiğini, davacının savunmasının alındığını, davacının 10.000,00 TL. hakkında beyanda bulunmadığını, inkar etmediğini, cep telefonunu önceden aldığını ispatlamaya çalıştı ise de ispatlayamadığını, sonra işe gelmemeye başladığını, iş aktini kendi isteği ile sonlandırdığını, çalışmasının haftalık 45 saati bulmadığını, hafta tatillerini kullandığını, fazla mesai talebinin yersiz olduğunu, hafta içi 08:00-17:30, cumartesileri 08:30-13:30 saatleri arası 15'er dakikadan 2 çay molası ve 1 saat yemek molası ile çalıştığını, yıllık izinlerini kullandığını, resmi ve dini bayramlarda çalışmadığını, ücret ödemelerinin bankadan yapıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, çalışmayı ispat yükünün işçi üzerinde olup davacının iddia ettiği işe giriş tarihini ispat edemediğinden kurum kayıtlarına itibar edilerek işe giriş tarihi 16.04.2010 olarak kabul edildiği, davacının 04.12.2012 tarihinden sonra fiili çalışmasının bulunmadığı, hizmet dökümünden de 05.12.2012 tarihinden itibaren başka bir işyerinden sigortalı çalışmalarının kuruma bildirildiğinin görüldüğü, davacının 16.04.2010-04.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının, brüt 2.727,00 TL.'sı ücretle çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacının 2.000,00 TL.'sı net ücretle çalıştığını, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığını savunduğu, tüm tanıklarca "ücretlerin banka kanalıyla ödendiği, elden ödeme yapılmadığı" beyan edilmiştir. Dosyada ücret araştırması yapılmış, Makina Mühendisleri Odası 5 yıl kıdemli emsal işçinin net 2.600,00-2.700,00 TL.'sı ücretle, 15 yıl kıdemli emsal işçinin net 2.700,00-2.950,00 TL.'sı ücretle çalışabileceğini bildirmiş olup, davacının en son brüt 2.727,00 TL.'sı ücretle çalıştığı sonucuna varıldığı, tanıkların ortak beyanlarından işyerinde yemek yardımı sosyal hakkının bulunduğu, davacının, ücretinin 2011/Haziran-Ekim ayları arasında gecikmeli olarak ödendiğini, takip eden aylarda iki ayda bir ödeme yapıldığını, maaş ödemelerinde yaşanan gecikmelerde maaşının olması gerekenden daha az miktarda ödendiğini, 2012/Ekim-Kasım ve Aralık aylarında kısmi ödeme dahi yapılmadığını iddia ettiği, davalının, davacının ücretinin banka kanalıyla ödendiğini savunduğu, davacı tanıklarının "ücretlerin düzenli ödenmediğini, kendilerinin de 5-6 aylık ücret alacaklarının bulunduğunu" beyan ettiği, davalı tanığının ise "ücretlerin 15 gün-1ay gecikmeli ödendiği olduğunu ancak ödendiğini" beyan ettiği, ücretin ödendiğini ispat yükü yazılı belge ile işveren üzerinde olduğu, davacıya ait banka hesap ekstresinden davacıya 2012 yılı için 9 aylık ücret ödemesi yapıldığı, 2012/Eylül ayından sonraki Ekim, Kasım ve Aralık ayları için ödeme yapılmadığı, önceki aylara ait ücret ödemelerinde ise bir eksiklik olmadığı, davacının da iddia ettiği üzere 2012/Ekim- Kasım ve Aralık ayları ücret alacağının bulunduğu, davacının, maaşlarının gecikmeli veya olması gerekenden az olarak ödenmesi yada hiç ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini iddia ettiği, davalı, taşeron şirketin genel müdürü ... tarafından hastane direktörü Dr. ...'a hitaben yazdığı dilekçede davacının kendisinden değişik isteklerde bulunduğunu, bir dönem her akşam kendisine yemek ısmarlattığını, cep telefonu aldırdığını, davacıya 10.000,00 TL.'sı nakit ödeme yapıldığını belirttiğini, bunun üzerine davacının savunmasının alındığını, davacının savunmasında cep telefonunu bahse konu taşeron firma ile anlaşma imzalanmasından önce aldığını kanıtlamaya çalıştığını, kendisine yapılan 10.000,00 TL.'sı ödemeye ilişkin hiçbir beyanda bulunmadığı gibi inkar da etmediğini, bir süre sonra da işe gelmemeye başladığını ve iş akdini kendi isteği ile sonlandırdığmı, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, iş akdini kendisi feshettiğinden ihbar tazminatına da hak kazanamadığını savunduğu, davacı tanıklarının "ücretlerin düzensiz ödendiğini ve kendilerinin de ücret alacaklarının bulunduğunu " beyan ettiği, dosyaya ibraz edilen 06.09.2012 tarihli ...'e ait dilekçede davacının kendisine her gece yemek ısmarlattığı, cep telefonu aldırdığı ve davacıya 10.000,00 TL'.sı nakit elden para verildiğini belirttiği, davacının 10.09.2012 tarihli savunmasında bu iddiaları reddettiği ve aynı tarihli dilekçesi ile hakkındaki iddiaların araştırılması ve sonuçlandırılması için ücretsiz izin talep ettiğinin görüldüğü, bununla birlikte 06.09.2012 tarihli dilekçede belirtilen hususlar davalı tarafça fesih nedeni yapılmadığı, iş akdinin davacı tarafından feshedildiği, davacının 05.12.2012 tarihli fesih ihtarnamesinde iş akdini ücret ödemelerinin düzensiz yapılması veya hiç yapılmaması, 2012/Ekim ve Kasım ayı ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini bildirdiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesinin işveren tarafından ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi halinde işçiye haklı nedenle fesih imkânı verdiği, iş akdinin tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdiğini ispat yükü işveren üzerinde olduğu, davalı tarafça davacının 2012/Ekim ve devamı aylardaki ücretlerinin ödenmediği anlaşılmış olduğundan iş akdinin davacı tarafça haklı olarak fesih edildiği dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazandığı, iş akdini haklı nedenle de olsa kendisi fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamayacağından davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi cihetine gidildiği, davacının çalışma süresine göre 40 günlük yıllık izne hak kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverende olup, işveren yıllık izinleri kullandırdığını imzalı yıllık izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından dosyaya sunulan yıllık izin taleplerini içeren istek formlarından davacının toplam 28 gün yıllık izin kullandığı anlaşılmakta olup, bu sürelerinin mahsubu ile davacının yıllık izin ücretine hak kazandığı sonucuna varıldığı, bilirkişi raporu ile brüt ücret üzerinden 7.355,00 TL. kıdem tazminatı, 5.818,00 TL. ücret alacağı ve 1.091,00 TL. yıllık izin ücreti alacağı hesaplandığı görülmekle bu istekler yönünden sübut bulan davanın kısmen kabulu cihetine gidildiği, gerek davacı gerek davalı tanıklarının davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmadığını beyan ettiği, davacının bu günlerde çalıştığını gösteren başkaca bir delil de dosyaya sunulmadığından davacının ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının reddi cihetine gidildiği, davacının, her hafta Cumartesi yaptığı fazla çalışmalara karşılık fazla mesai ücreti talep ettiği, davalının ise, davacının hafta içi 08:00-17:30 saatleri arasında, Cumartesi günleri ise 08:30-13:30 saatleri arasında çalıştığını, bir saat yemek molası ve günde iki kez 15'er dakika çay molası verildiğini, haftalık 45 saati aşan bir çalışmasının bulunmadığını savunduğu, davacının ... 4. İş Mahkemesi'nin 2010/1084 Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde "işyerinde şantiye şefi yardımcısı olarak çalıştığını, 03.03.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, ilgili dosya davacısının 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, cumartesi günleri 13:00'a kadar çalıştığını, 1 saat yemek molası olduğunu, pazar günleri çalışma olmadığını, bunun haricinde genelde çalışma yapılmadığını" beyan ettiği, davacının tanık olarak verdiği ifadesi dikkate alındığında hafta içi 08:00-17:00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi ile fiilen 8 saat, Cumartesi günleri 08:00-13:00 saatleri arasında 0,5 saat ara dinlenmesi ile fiilen 4,5 saat çalıştığı, haftalık çalışmasının 44,5 saat olduğu, fazla mesaisinin bulunmadığı, davacının mahkeme önünde tanık olarak verdiği ifadesi kendisi için bağlayıcı nitelikte olduğundan davacının haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saati aşan bir çalışmasının olmadığı gerekçesi ile ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ücret alacağının ödendiğini işveren yazılı belge ile ispatlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili ıslaha itiraz dilekçesi ekinde, Vakıfbank'ın 28/12/2012 tarihli davacıya 2066,49 TL. ödendiğini gösteren bir internet ekran görüntüsü benzeri belge ve Vakıfbank'a 31/12/2012 tarihli toplu ödeme talimatı fotokopisi eklemiştir. Banka'dan bu ödeme belgeleri gönderilerek gönderdikleri ekstrelerde bu ödemenin neden görünmediğinin sorulması istenmiştir. Mahkeme tarafından bu belgeler öncelikle davacı taraftan sorulmalı, bilahare gerekirse Banka'ya yazılacak yazıya bu belgeler de eklenerek bu ödemenin yapılıp yapılmadığı ve ödeme yapılmış ise neticeye etkisinin ne olacağı irdelenmelidir. Ücret alacağının eksik araştırma ile hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Yıllık iznin kullandırıldığını işveren yazılı belge ile ispatlamalıdır.
Dosyada izin istek formları mevcuttur. 22/09/2012, 25/09/2012, 27/09/2012 tarihleri için 1'er gün izin isteyen formlar fotokopi silik olduğundan davacının imzası olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Diğer talep formlarında davacıya atfen imza bulunmakla birlikte1 adedinde amir onayı bulunmamaktadır. Tüm bu izin istek formları yıllık izinden düşülmüştür. Oysa bilirkişi raporunda ve davacı vekilinin beyanında bu formlar ile ilgili olarak davacının beyanının alınması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısı ile bizzat davacı asıl celbedilerek bu formlar gösterilerek, bu formların her biri için ayrı ayrı davacının bu formalardaki yıllık izinleri kullanıp kullanmadığı irdelenerek sonuca gidilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililere iadesine, 27/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy