MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, bayram tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait araç kurtarma işletmesi bünyesinde kurtarıcı operatörü olarak 2001 Ekim ayında işe başladığını, 2010 yılı Temmuz ayında davalı şirket sahibinin eşinin hakaretlerine maruz kalarak işten çıkarıldığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının kendi isteğiyle davalının hiçbir bilgisi olmadan 22.10.2010 tarihinden itibaren işe gelmediğini, şirket yetkilisinin de davacının işe gelmediği 22, 23, 25 Ekim 2010 günlerini şahitler huzurunda tutanak altına aldığını, davacının 22.10.2010 tarihinden itibaren davacının işe gelmemesi üzerine 25.10.2010 tarih ve 5577 yevmiye nolu ihtarı ile iş akdinin feshedildiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının 128 gün yıllık izne hak kazandığı ve işverence izin kullandırıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle mahkemece 128 günlük izin ücreti alacağı hesaplanarak hüküm altına alınmıştır.
2010 yılı Temmuz ayı ücret bordrosunda ücretli izin sütununda "14 gün" izin kullanıldığı kayıtlı olup, bordro davacıya atfen imzalıdır. Bordro davacıya gösterilerek, bu duruma karşı beyanı alındıktan sonra yapılacak değerlendirme ile bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.