MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/09/2009-17/06/2013 tarihleri arasında satış ve pazarlama yöneticisi olarak hafta içi 08.30-18.30, Cumartesileri 08.30-13.00 saatleri arasında çalıştığını, 17/05/2013 tarihli bildirim ile görevinin şantiye sorumlusu olarak değiştirileceği ve ücretinin 3.300,00 TL.'den 2.300,00 TL.'ye çekileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 22/05/2013 tarihli cevap yazısıyla bu duruma onay verdiğini, aradan 1 ay geçmesine rağmen işyerindeki koşullarda bir değişiklik olmadığını, müvekkilinin alındığı göreve şirket yektkililerinden birinin yakın akrabasının getirildiğini, davalının iyi niyetli olmadığını, 17/05/2013 tarihli bildirim yapılırken müvekkiline işyerinde küçülmeye gidildiği söylendiği halde yalnızca müvekkiline anılan şekilde değişiklik uygulandığını, 17/06/2013 tarihli ihtarname ile müvekkilinin iş akdini ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle feshettiğini, işverenin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, 2013 yılında hak kazandığı yıllık iznin 7 gününü kullandığını, ayrıca ücret alacağının da bulunduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 22/05/2013 tarihli çalışma koşullarında esaslı değişikliğe onay vererek şantiye sorumlusu olduğunu, davacının yeni görevi gereği ... şantiyesinde görevlendirildiğini, 11/06/2013 tarihi itibariyle ... şantiyesinde bulunması gerekirken ... fabrikasında bulunduğunu, bu hususa ilişkin tutanaklar tutulduğunu, 14/06/2013 tarihinde savunması istendiğini, o gün işyerine geç gelen davacının savunmayı reddederek işyerini izinsiz terk ettiğini, bu durumun tutanak altına alındığını, ... şantiyesine gitmesi hususunda kendisine ihtar çekildiğini, görevini yerine getirmeyen davacının yerine geçici olarak...un görevlendirildiğini, davacının görevlerinin hatırlatılmasına rağmen yerine getirmemesinden dolayı 17/06/2013 tarihinde iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, fesih bildiriminin işçiye 18/06/2013 tarihinde gönderildiğini, çalışma koşullarındaki değişikliğin davacı tarafından süresinde kabul edildiğini, davacının feshe kadar hak kazandığı ücretler toplamının banka hesabına yatırıldığını, davacının iş sözleşmesi gereği 270 saate kadar olan fazla mesaisinin ücretinin içinde bulunduğunu, yıllık iznine hak kazanmadığını, davacının 17.000,00 TL. ödemekle yükümlü olduğunu, bu hususun 12/07/2013 tarihli ihtarname ile kendisine bildirildiğini, savunarak davanın reddi ile cezai müeyyidenin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davacının iradesinin fesada uğratılmak suretiyle pozisyonunun düşürüldüğü, satış ve pazarlama yöneticiliğinden şantiye sorumluluğuna getirildiği, bu durumun davacı lehine haklı fesih sebebi oluşturduğu ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti talebi kabul edilmiş, fazla mesai ücreti ve ücret alacağı reddedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki sebebin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 inci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zâbıt katibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibininin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davacının dava dilekçesi ile ücret alacağı talebinde bulunması ve Mahkemece karar gerekçesinde "Temmuz 2013 maaş ödemesi adı altında 1.402,36 TL. ödeme yapıldığı ve son ay bordrosu olan Haziran 2013 bordrosuna uyumlu olduğu anlaşıldığından bu konuda hesaplama yapılmadığı" açıklanmasına rağmen hüküm fıkrasında davacının bu talebi ile ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması HMK'nun 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy