MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait kuaför salonunda 13/08/2004 – 28/01/2013 tarihleri arasında 08:00- 21:00 saatleri arasında, son aylık ücretinin 1.500,00 TL. olduğunu, emeklilik hakkını kazanması nedeniyle işten ayrıldığını, hak etmiş olduğu tazminat ve alacaklarının halen kendisine ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının fazla mesai ile çalışmasının mümkün olmadığını, tüm yıllık izinlerini kullandığını, dini bayramlarda çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, daha iyi koşullarda başka bir yerde çalışacağı için ayrıldığını, iş değiştirme maksatlı olarak davacının 3600 gün ve 15 yıl kuralı olarak bilinen emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshetmediğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre işten ayrıldığı tarihteki iradesinin önem kazandığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının emekliliğinin kıdem tazminatına hak kazandıran nedenlerden biri olduğu, yıllık izin kullandırıldığı yada karşılığının ödendiği hususunu işverenlikçe imzalı yıllık izin defteri ve eş değer belgelerle kanıtlanmasının gerektiği, davacı çalışma süresine nazaran 130 gün yıllık izne hak kazandığı 110 gün izin kullandığı böylece bakiye 20 gün izin hakkının olduğu, davacının izin cetvelindeki imzaya itiraz etmiş ise de yapılan imza incelemesinde imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, ispat külfeti altındaki davacı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını tanık beyanları, dosya kapsamı ve işin niteliğine nazaran kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı davasını kısmi alacak davası olarak açmıştır. Kısmi dava ek dava için bağlayıcı olduğundan kabul edilen alacak miktarları ve takdiri indirim oranlarının karar gerekçesinde gösterilmesi gereklidir. Başka bir değişle kısmi eda davası aynı zamanda hakkın tamamının belirlenmesine yönelik tespiti içermelidir.
Bu itibarla Mahkemece kabul edilen alacak miktarlarının tamamı ile uyguladığı takdiri indirim oranlarını karar gerekçesinde gösterilmemesi usule aykırı olup, hatalıdır.
3-Davacının aylık ücret miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Davalı işyerinde 8 yılı aşkın kıdemi olan davacı aylık son ücretinin 1.500,00 TL. olduğunu iddia etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının İŞKUR’a yaptığı başvurusundaki beyanı esas alınarak davacının aylık ücreti asgari ücret olarak belirlenmiştir.
Davacı başvurusunda bordroda görünen ücretin yazılması söylendiği için bu miktarı yazdığı, bu beyanının gerçek iradesini yansıtmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda dosya içeriğine göre davacı beyanının bağlayıcılığının irdelenmesi gereklidir.
Davacı tanıklarının beyanları davacı iddiasının doğrular mahiyette olduğu gibi, davalı tanıklarından birisi, iddia edilen ücretin doğru olabileceğini söylerken diğer davalı tanığı ise müşteriden aldıkları paranın belli bir yüzdesi ile çalıştıklarını söylemiştir.
Bu itibarla dosya içeriğindeki bilgi, belge ve bilhassa davalı tanık beyanlarından davacı iddiasına göre aylık son ücretin 1.500,00 TL. olduğunun kabulü gerekir.
4-Hükmedilen alacak miktarlarının brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesi 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy