MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş kazasından doğan maddi-manevi tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan Ç... A.ş.'nin avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının iş aktinin hiç bir sebep gösterilmeden davalı tarafından diğer işçiler ile birlikte sonlandırıldığını, 2012 yılı Kasım ayından itibaren 7 ay 7 günlük maaşını alamadığını, bunun da toplamda 7 ay x 910+ 7 gün= 6597 TL olduğunu, ancak bu süre içinde asıl işveren ... Şirketi'nin bankaya 2200 TL yatırdığını, dolayısı ile davacının bakiye ücret alacağının 4397 TL olduğunu, sair bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, iş kazasından doğan maddi-manevi tazminat alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı ... Şirketi vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zira diğer davalı ile aralarında hasılat kirası akti bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Usaş Şirketi vekili, hak düşüren süre ve zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının resmi kayıtlarda görünen sürelerde çalıştığını, pazar günlerinde çalışsa bile haftada 1 gün mutlaka tatil yapan davacının pazar günü çalışması karşılığında kanuni ücretinin ödendiğini, davacının çalıştığı milli bayram ücretlerinin ve fazla mesai yaptığında fazla mesai ücretinin ödendiğini, davacının günde 7,5 saat çalıştığını, bu hususların banka kayıtları, bordrolar işyeri kayıtları ile sabit olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının sigorta sicil dosyasının, Bölge Çalışma Müdürlüğü inceleme raporunun dosyaya getirtildiği, davacının davalı işveren bünyesinde 1 yıl 10 ay 07 gün çalıştığı, iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, ücretinin ödendiğinin hesap pusulası, banka ekstresi, makbuz veya eşdeğer belgelerle davalı işveren tarafından kanıtlanamadığı, genel tatillerde ve hafta tatil günlerinde çalıştığının tanıklarca beyan edildiği, esasen işin niteliğinin de tanık beyanlarının gerçek olduğunu gösterdiği, hakkaniyet indirimi yapıldığı, fazla mesai ücretine ilişkin ispat yükü davacı işçiye ait olup, bordrolara yansımış bulunan ve ödenen fazla mesai ücretleri dışında yansıyan çalışma saatlerinden fazla çalışma yaptığı davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın tefrikine, fazla mesai ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Şirketi'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işçilik alacaklarından davalıların hangi hukuki nedenle birlikte sorumlu tutuldukları hakkında Mahkeme kararında gerekçe bulunmaması hatalıdır. Mahkeme tarafından, asıl -alt işveren ilişkisi veya kiralama ilişkisi bulunup bulunmadığı karar yerinde gerekçelendirilerek ortaya konmalıdır.
3- Dava dilekçesinde davacının 2012 yılı Kasım ayından itibaren 7 ay 7 günlük maaşını alamadığı, bunun da toplamda 7 ay x 910+ 7 gün= 6597 TL olduğu, ancak bu süre içinde asıl işveren ... Şirketi'nin bankaya 2200 TL yatırdığı, dolayısı ile davacının bakiye ücret alacağının 4.397 TL. olduğu iddiasında bulunulduğundan, HMK.nun 26. maddesine aykırı olarak talep aşılarak 4.947,79 TL ücret alacağının hüküm altına alınması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.