MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekilinin 06/09/2004 - 31/05/2014 tarihine kadar aralıksız olarak Kesme-Bağlama görevlisi olarak davalı şirkete ait iş yerinde kesme bağlama işinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin değişik alt işverenlere bağlı olarak çalışsada iş yerinin ve işinin değişmediğini, son alt işverenin... Enerji Ltd. Şti olduğunu, müvekkilinin en son ücretinin aylık 1.677,98 TL. olduğunu, cumartesi dahil 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, işlerin yoğunluğundan dolayı ayda ortalama 2 pazar çalıştırıldığını, ulusal bayramların tamamında çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL. kıdem tazminatı, 750,00 TL. ihbar tazminatı, 1.050,00 TL. yıllık izin ücreti, 2.500,00 TL. fazla çalışma ücreti, 500,00 TL. hafta ücreti, 100,00 TL. ulusal bayram ve genel tatil ücreti ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur .
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davanın Kabulü'ne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
T.C. Anayasa’sının 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacının iddiası, davalının savunmaları değerlendirilmemiş, hangi alacak kaleminin hangi sebeple kabul edildiği ve davacının iş aktinin kimin tarafından feshedildiği açıklanmamış, ayrıca davacının ne şekilde fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde nasıl çalıştığı açıklanmadığı gibi hesaplamanın ana unsurları olan hizmet süresi, ücret, giydirilmiş ücrete esas olan unsurlar yazılmamıştır.
"Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacının 06/09/2014 ile 31/05/2013 tarih aralığında asıl işveren olan davalıların işlerini yapmak üzere alt işverenler yanında çalıştığı açıktır. Davacının genel tatil, hafta tatili ve fazla çalışmaları tanık anlatımları ile belirlenmiştir. Davacı işe başlama tarihini davalı da iş aktinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde sonlandığını, davacıya yıllık izinlerinin kullandırıldığını ve haklarının ödendiğini kanıtlayamamışlardır. Alınan rapor oluşa uygun ve denetime elverişli olduğundan itibar edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklindeki tamamen soyut ve Anayasa'nın ve HMK'nın amaçladığı unsurları taşımayan gerekçeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı, sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy