MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, yıllık izin ücreti ve nema alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının ... Belediyesinde 01/10/1989 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının yasal hakkı olan yıllık ücretli izinlerini kullandığını, ancak kullandığı izin günlerine ilişkin ücretlerinin ödenmediğini, ayrıca nema alacaklarının faizlerinin de ödenmediğini ileri sürerek, ücretlerinin ve nema alacakları faizlerinin tahsilini talep etmiştir.
B) Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili ; davalı ... Müsteşarlığı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilerek iş bu davanın tek hasım olarak belediyenin husumetiyle görülüp sonuçlandırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Belediye vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ... Müsteşarlığı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ücret ve nema alacağı istemlerinin davalı belediyeden tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... Müsteşarlığı vekili ile davalı belediye vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-28/01/2009 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında "27/02/2013" olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava, nema alacaklarının tahsiline karar verilmesi isteğine ilişkindir.
Resmi Gazete'nin 14/10/2011 gün ve 28084 mükerrer sayısında yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesinin 20/12/2010 tarih ve 156–328 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tasarrufu teşvik kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapılması, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olması gözetildiğinde, tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle anılan idarelere karşı açılan davaların görülmesi ve çözümünde idari yargı yeri görevlidir.
Görev hususu dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.
Bu durumda, anılan alacak kalemi bakımından tefrik kararı verilip, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde ... Müsteşarlığı açısından davanın husumet yokluğundan reddi ve davalı belediye yönünden de isteğin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4-Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırmış olup, davalı tarafın ıslah ile yapılan talep arttırımına karşı usuli ve maddi itirazda bulunması mümkündür.
Davalı belediye vekili son oturumda elden tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı diyeceklerini bildirmek için süre talep etmiş, mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Davalı tarafa ıslaha karşı diyeceklerinin bildirilmesi için süre verilmemesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 27/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy