MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Bankaya ait işyerinde diğer davalı şirketin alt işverenliğinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken yaptığı fazla çalışmaların karşlığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... vekili, davacının fazla çalışma yapmadığını, bu yönde bir talimat ve kaydın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd. Şirketi vekili ise, zamanaşamı def'ini öne sürüp davacının fazla çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla çalışma yaptığı ve ücretinin ödenmediği, davalıların davacı alacaklarından asil-alt işveren ilişkisi nedeniyle birlikte sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı tanık beyanları dikkate alınarak fazla çalışma alacağı kabul edilmiştir.
Söz konusu alacağın varlığını ispatlama yükü davacı da olup, davacı delil olarak tanık beyanlarına dayanmıştır. Dinlenen davacı tanıkları davalı işyerinde çalışan tanıklar olmayıp davalı Banka Şubesinin yanındaki işyerlerinde başka işlerde çalıştıklarını beyan etmişlerdir. Kural olarak tanıklar kendilerinin çalışmadığı bir işyerindeki çalışma düzenini bilemeyeceğinden bu tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışmayı ispatladığı söylenemez.
Mahkemece mevcut delil durumuna göre alacağın ispatlanamadığı gözetilerek talebin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy