MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, 1.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ... il telekom Müdürlüğü'nde insan kaynakları müdürü olarak görev yapmaktayken 406 sayılı Kanun'un 29 ve 4046 sayılı Kanun'un 22. Maddesi gereği Ocak 2010 ayında Kurum tarafından Devlet Personel başkanlığı'na kendi istek ve iradem dışında bildiriminin yapıldığını, ve yapılan atama sonucu 01/04/2010 tarihi itibariyle de ... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nde 657 sayılı devlet memurları yasasına tabi olarak Araştırmacı pozisyonunda göreve başladığını, bu atama neticesinde davalı şirket tarafından düzenlenen 02/04/2010 tarih ve 3024 sayılı Yer değiştirme suretiyle atamalarda aylık bildirim tablosundaki ücret kısmına 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olan ve Müdür unvanı ile çalıştığı 01/01/2006 tarihinden yeni kuruma göreve başlangıç tarihi olan 01/04/2010 tarihine kadar fazlaya dair alacaklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın zaman aşımı, husumet, görev itirazında bulunduklarını, davacının kendi isteği ile kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasının yapıldığı ve halen 657 sayılı yasaya tabi olarak çalıştığını, davacının maaş ilmuhaberinin yasa ve mevzuata uygun olarak tanzim edildiği, şirketin uygulamada yasa hükümleri ile Maliye Bakanlığı'nın 08/05/2006 tarih v8021 sayı ve 20/10/2008 tarih ve 16220 sayılı yazıları doğrultusunda hareket ettiğini, davanın idari yargıyı ilgilendirdiğini, bu nedenle davanın "yargı yolu caiz olmaması" nedeniyle reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Davacı 406 sayılı kanun kapsamında çalışmakta iken PTT'nın kısmen özelleştirildiğini, davacının ... telekom il müdürlüğü'nde çalıştığını, ardından da devlet personel başkanlığı'na bildirildiğini, naklen mersin turizm il müdürlüğü'ne atandığını, davacı maaş nakil ilmühaberinin hatalı düzenlendiğinden bahisle dava açmışsa da davaya idari yargı yerince bakılması gerekeceğinden yargı yerinin caiz olmaması sebebiyle HMK 114/ b. Maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Görev ve yargı yolu kamu düzenindedir ve dava şartıdır. Mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Ancak adli ve idari yargı kararları ile bir uyuşmazlıkta Uyuşmazlık mahkemesi tarafından salt o uyuşmazlığa ait görevli yargı yeri belirlenmiş ise görev verilen mahkeme o uyuşmazlığa esastan bakmak zorundadır (2247 sayılı Kanunu Madde 16 ve devamı).
Dosya içeriğine göre;davacı ... İl Telekom Müdürlüğü'nde insan kaynakları müdürü olarak görev yapmaktayken kurum tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildiriminin yapıldığı ve yapılan atama sonucu ... İl Kültür ve Tuizm Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları yasasına tabi olarak araştırmacı olarak göreve başladığını, davalı şirketçe düzenelenen yer değiştirme suretiyle atamalarda aylık bildirim tablosundaki ücret kısmına 1 Ocak 2010 tarihi itibariyle geçerli olan ve müdür ünvanlı personele yönelik belirlenen ek ücretin ilave edilmediğini,eksik maaş aldığını, bunun üzerine davalı şirkete başvurduğunu fakat talebinin reddedildiği, işlemin iptali için idare mahkemesine dava açtığını fakat görevsizlik kararı verildiğini, adli yargının görev alanına girdiğinden bahisle parasal haklarının maaş nakil ilmühaberine yansıtılmaması iddası ile dava açmıştır.
... 2.İdare Mahkemesi'nin 2010/1345 E. 2011/193 Karar sayılı görevsizlik kararı davacı tarafından temyiz edildiği, temyiz sonucu Danıştay 5. Dairesi'nin 2011/5039 Esas, 2011/6647 Karar sayılı ilamı ile idari yargının görevli olduğu, Mersin İdare Mahkemesi'nin görevsizlik kararında ısrar etmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2012/1854 Esas, 2012/2193 Karar sayılı ilamı ile uyuşmazlığın idari yargının görevine girdiği, ... İdare Mehkemesi'nin bu karara uymasıyla birlikte davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2014/487 Esas, 2014/530 Karar sayılı ilamı ile adli yargının görevli olduğu kesin olarak hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesinin bu kararı nedeni ile bu uyuşmazlık yönünden mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece işin esası yönünden ise aşağıda belirtilen ilkeler kapsamında araştırma yapılmalıdır.
Uyuşmazlık 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışan davacının davalının özelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümleri değişen 406 sayılı kanunun Ek. 29. Maddesi kapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK.’un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmeli personele yapılan artışlardan yararlanıp yararlanmayacağı ve buna göre daha sonra nakledilen davacının nakil maaş ilmühaberinin bu ek ödemeleri de içerecek şekilde tespiti ile nakledildiği tarihten itibaren eksik ödenen ücretin tahsili noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta normatif dayanaklar 406 sayılı kanunun Ek. 29. maddesi, 375 sayılı KHK.’un Ek 3, maddesi, 399 sayılı KHK.’un Ek. II cetveli ve bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan 2006/1, 2006/3, 2007/1 ve 2008/1 sayılı tebliğler yanında taraflar arasındaki sözleşme hükümleridir.
406 sayılı kanunun 29. Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre “399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personel statüsünde çalışanlar hakkında, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsam dışı personelden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin 15.4.2004 tarihi itibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir”.
Taraflar arasında imzalanan TİP 2 sözleşmenin 7. Maddesindeki kurallara göre ise “Nakil hakkını saklı tutan çalışanın ikramiye, yardım vs gibi mali ve özlük hakları için İş mevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yer alan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerde yapılacak artış oranı, kamudaki memur maaş artış oranında olacaktır(3.f)”.
Diğer taraftan özelleştirme uygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen 4046 sayılı özelleştirme kanununun 22/5 maddesinde özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında, davalı kurumda özelleştirme öncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenen davacının özelleştirme sonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüde çalışanlar için getirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerinde haklarının korunması amaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibi sayılmaktadır. Sonuç olarak davacı, davalı kurumda iken çalıştığı dönemde 375 ve 399 sayılı KHK.’ler ile getirilen artışlardan yararlandırılmalı ve bu artışlar uygulanmak sureti ile nakledildiğinde maaş nakil ilmühaberi düzenlenmelidir. Ancak davacı başka kuruma nakledilmeden emekli olduğundan, maaş nakil ilmühaberinin düzenlenmesine gerek kalmamaktadır.
375 sayılı KHK.’un ve 399 sayılı KHK.’lere dayanılarak çıkarılan 2006/1, 2006/3, 2007/1 ve 2008/1 sayılı tebliğler uyarınca “Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarından olup özelleştirme işlemleri tamamlanan kuruluşların sözleşmeli ve kapsam dışı kamu personelinin ücretlerine, bu personelin sözleşmeli ve kapsam dışı statülerde bulunduğu sürelere ait bu Karardaki ücret artışlarının hiçbir işlem yapılmaksızın aynen uygulanması” gerekir. Kaldı ki Uyuşmazlık Mahkemesinin uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği yönündeki kararından önce Danıştay 5. Dairesi 22.08.2010 gün 2010/88-4718 sayılı kararı ile “5473 sayılı yasa ile getirilen ek ödemenin iş sözleşmesinin feshedildiği 2008 yılından önce 01.01.2006 ve 01.07.2006 tarihlerinde yürürlüğe girmesi nedeni ile bu ödemenin “iş sözleşmesinin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihine kadar kamu görevlilerinin parasal haklarına yapılan artışlar” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı kurum taraflar arasındaki sözleşme hükmü veya eki yönetmelik hükümleri ile kapsamdışı nakle tabi olarak çalışan davacının 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretine artışlar yapmış olabilir.
Bu artışlar Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarak çıkarılan ve kamuda çalışan sözleşmeli personel ile kapsamdışı personel için 2006/1, 2006/3, 2007/1, 2008/1 ve ilgili düzenlemeler ile sağlanan artışlardan azda olabilir, fazla da olabilir. Aynı oranda veya fazla oranda yapılmış ve yansıtılmış ise kapsamdışı nakle tabi olarak çalışan davacı kamudaki personel için getirilen artışlardan faydalanamaz. Ancak davalı işveren anılan hükümleri dikkate almadan artış yapmamış veya daha az artış olabilir. 15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretine hiç artış yapılmamış ise tebliğler ile getirilen artışların tamamının, artış yapılmış ancak yeterli değil ise aradaki fark alacağın hesaplanması ve buna göre maaş nakil ilmühaberinin düzenlenmesi gerekir. Bu tespitin yapılması için ise davalı kurumdan anılan dönemdeki bordroların, maaş artışına ilişkin işverenin varsa işletmesel kararlarının getirtilmesi, davacının 15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarının veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretinin ne olduğunun tespit edilmesi, bu konuda uzman mali bilirkişiden rapor alınması gerekir.
Sonuç olarak davacı ile ilgili davalı ... Telekom işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, davacının maaş nakil ilmühaberinin ek ödemeleri içerecek şekilde düzenlenip düzenlenmediği, buna göre nakledildiği davalı Üniversite de eksik ücret alıp almayacağı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Maaş nakil ilmühaberini düzenleyen davalı ... Anonim Şirketi olduğundan, dava da taraf sıfatı bulunmaktadır. Ayrıca maaş nakil ilmühaberinin brüt çıplak ücret şeklinde düzenlenmesi, infazda tereddüde yer verilmemesi gerekir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy