MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ücret, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde yurt içi tır şoförü olarak çalıştığını, emekliliği nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini, ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, bir kısım aylık ücret, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının gerçek amacının emeklilik olmadığını, tazminata hak kazanmadığı gibi, hak kazandığı ücretlerinin ödendiğini, fazla çalışma ve tatil çalışması da yapmadığından alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1475 sayılı Kanunun 14/1 fıkra- 5. bendi gereği sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını doldurduğundan kıdem tazminatına hak kazandığı gibi diğer istemlerinde de haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı taraf, davacının hak kazandığı aylık ücreti ile yıllık izin ücretinin ödendiğini savunarak 2013 yılı Aralık ayına ilişkin aylık ücret ve yıllık izin ücreti tahakkuklarını içeren bordro ve banka ödeme belgesi sunmuştur. Mahkemece anılan bordro ve banka kaydı değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
3- Dava külli eda kısmi tespit davası niteliğinde olup kıdem tazminatı dışındaki hükmedilen alacaklarda faiz başlangıcı yönünden dava ve ıslah ayrımı yapılması gerekirken alacakların tamamı için dava tarihinden itibaren işleyecek faize karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy