MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 15.5.2004 tarihinden 14.01.2010 tarihine kadar davalı ...'a ait işyerinde aralıksız çalıştığını, haksız olarak iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini ve davacının davalı ... yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı SGK vekili, davacının giriş çıkış tarihlerine göre eksik bildirilen bir hizmeti olmadığını, kesintili biçimde geçen çalışmalar konusunda giriş bildirgeleri ve puantaj cetvellerindeki imzaların tetkik edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hizmet tespiti talebinin geri alınması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacak kalemleri yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yönünden dava geri alındığından bu davalı hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine ve gerekçede alacak talepleri konusunda davalı işveren ...’ın sorumlu olduğu yerinde olarak belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında hangi davalı olduğu açıkça belirtilmeksizin sadece “davalıdan tahsiline” denilmek sureti ile infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının “2” numaralı bendinin beşinci paragrafında yer alan “davalıdan” kelimesinin silinerek yerine “davalı işveren ...’dan” kelimelerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.06.2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy