MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009 yılı Ağustos ayında davalı T.C. ...'na bağlı ... Askeri Veteriner Okulunda, ihaleyi kazanan taşeron firmada servis elemanı olarak çalışmaya başladığını ve çalışmasını 2010 yılı Temmuz ayında fazla mesai hafta tatili ve genel tatil alacaklarının ödenmemesi nedeni ile haklı olarak iş akdini feshettiğini ileri sürerek, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, işin bütünüyle devri durumunda veya anahtar teslimi olarak ihalenin verilmesi durumunda işi devredenin işverenlik sıfatının kalktığını, talep edilen alacağın da zamanaşımına uğradığını, hazır yemek hizmetinin müvekkili idarenin asıl işi olmadığını, işin yürütülmesine yönelik hiçbir şekilde işçi çalıştırılmadığını, bahse konu hazır yemek hizmetinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun hükümlerine göre piyasadan ihale edilmek suretiyle sağlandığını, 4734 sayılı Kanuna göre hizmet alım ihaleleri ile üçüncü kişilerden yapılan hizmet alımlarında kamu kurum ve kuruluşlarının asıl işveren olarak değerlendirilemeyeceğini, bu tür ihalelerde ihaleyi alan yüklenicinin asıl işveren olarak değerlendirileceğini, idarenin asıl işveren olarak görünmesine neden olacak yeterli bir sebep olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında, davanın ihbarı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 61'inci maddesinde, “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmü getirilmiştir.
İş davalarında özellikle işçinin aynı asıl işverene ait işyerinde aralıksız şekilde birden çok alt işveren nezdinde çalışması durumunda, davalı asıl veya alt işverenlerin dava sonunda ödemek durumunda kalacakları dava konusu alacakları diğer alt işverenlere rücu etme hakkı bulunduğundan ve özellikle uzun bir çalışma dönemine ilişkin davalarda birden çok alt işveren nezdinde çalışmalar mevcut olduğundan, bu çalışmalara ilişkin ödeme yapılmış olması ve bu ödemelere ilişkin evrakların bu alt işverenlerde bulunması ihtimaline karşı davanın ihbarı ayrıca önem kazanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı asıl işveren bünyesinde değişen alt işverenler nezdinde yemek servis görevlisi olarak çalışmış olup, dava sadece asıl işverene karşı açılmıştır.
Davalı asıl işveren vekili 17.04.2014 havale tarihli dilekçesinde idarenin elinde bulunmayan tüm bilgi ve belgelerin dava dışı şirketlerde bulunduğunu belirterek davanın, davacı işçinin çalıştığı alt işverenlere ihbarını istemiş, davalı idare de 08.05.2014 tarihli yazı ekinde ilgili alt işverenlerin unvan ve adreslerini bildirmiştir. Özellikle davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından alt işverenlere davanın ihbarı önem arz etmektedir.
Davalının açık talebine rağmen bu talep hakkında bir işlem yapılmayarak hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 08.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy