MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, ilave tediye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.2005 tarihinde davalı T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı ... Devlet Hastanesinde temizlik işlerinde çalıştırılmak üzere alt işveren işçisi olarak işe başladığını, bu durumun muvazaalı olarak asıl işverenin bir takım yükümlülüklerini ortadan kaldırma amacı taşıdığını, tüm alt işverenlerin önceki şirketin işçi kadrosuyla çalışmaya devam ettiğini, taşeron işçisi olarak gösterilmesine rağmen son beş sene hastanenin yoğun bakım ve kan alma biriminde hastanenin kadrolu personeli olan hasta bakıcı, hemşire ve sağlık personelinin yapması gereken işlerde görevlendirildiğini, bu görevlerin sağlık personelince yerine getirilmesi gerektiğini dile getirmesine rağmen ısrarlı talimatların devam etmesi ve istemiyorsa istifa etmesinin söylenmesi şeklindeki sebeplerle iş akdini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ilave tediye ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunduklarını, işveren şirket ile aralarında imzalanan sözleşme ve şartnamelerde kendilerinin asıl işveren olmadığının belli olduğunu, davalı Bakanlık sorumlu olsa bile aralarında imzalanan teknik şartname ile işçilik alacaklarının taşeron şirketçe ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davanın alt işverenlere teşmil edilmesi gerektiğini, davacının yıllık izin kullanmamasının, fazla mesai yaptığı ve ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iddia olunan hizmet süresinin gerçeğe aykırı olduğunu, işin süreli olduğunu, davanın diğer taşeron şirketlere ihbarı gerektiğini, taşeron firma çalışanı olan davacının ek tediye ücretine hak kazanamayacağını, ihaleyi kazanan firmalar değişse bile aynı işçilerle çalışılmaya devam edilmesinin muvazaayı göstermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Yargıtay içtihatlarına göre alt işveren işçilerinin üstlenilen iş dışında başka bir işte çalıştırılmaları halinde asıl işveren işçisi olarak işlem göreceği, işçi teminine yönelik sözleşmelerin muvazaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kamu işverenleri için farklı bir uygulamaya gidilmesinin hukuken korunmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında, davanın ihbarı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 61. maddesinde, “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmü getirilmiştir.
İş davalarında özellikle işçinin aynı asıl işverene ait işyerinde aralıksız şekilde birden çok alt işveren nezdinde çalışması durumunda, davalı asıl veya alt işverenlerin dava sonunda ödemek durumunda kalacakları dava konusu alacakları diğer alt işverenlere rücu etme hakkı bulunduğundan ve özellikle uzun bir çalışma dönemine ilişkin davalarda birden çok alt işveren nezdinde çalışmalar mevcut olduğundan, bu çalışmalara ilişkin ödeme yapılmış olması ve bu ödemelere ilişkin evrakların bu alt işverenlerde bulunması ihtimaline karşı davanın ihbarı ayrıca önem kazanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı asıl işveren bünyesinde değişen alt işverenler nezdinde temizlik personeli olarak çalışmış olup, dava sadece asıl işverene karşı açılmış, davalı asıl işveren vekili 12.06.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde davanın, davacı işçinin çalıştığı alt işverenlere ihbarını isteyip, ilgili alt işverenlerin unvan ve adreslerini bildirmiştir. Özellikle davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı ve yıllık ücretli izin hakkının kullandırılıp kullandırılmadığının tespiti bakımından alt işverenlere davanın ihbarı önem arz etmektedir.
Davalının açık talebine rağmen bu talep hakkında bir işlem yapılmayarak hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 08.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy