MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 05/06/2009 - 29/10/2012 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığını, üniversite sınavlarına hazırlanacağından dolayı işten ayrılmak zorunda kaldığını, kıdem tazminatı ve fazla mesai ücretini istemesine rağmen davalının vermediğini belirterek kıdem tazminatı ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının imzası bulunan işe giriş bildirgesindeki işe giriş tarihinin 02/09/2009 olduğunu, davacının dershaneye gitmek için iş akdini kendisinin feshettiğini, davacının çalışma saatlerinin yasal çalışma saatleri içerisinde olduğundan fazla mesaisinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının dilekçesinde işten ayrılma sebebi olarak fazla çalışma ücretinin ödenmemesini göstermediği, üniversiteye hazırlanmak amacıyla işten kendisinin ayrıldığını belirttiği, bu durumda davacının istifa ettiğinin kabulünün gerektiği ve kıdem tazminatı alacağına hak kazanamayacağı, dosyaya sunulan personel imza çizelgesi ve dinlenilen tanık beyanları ile fazla çalışma yaptığını ispat ettiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı fazla çalışma iddiasını 2011-2012 yıllarına ait 8 aya ilişkin imza çizelgesi ve tanık beyanı ile kanıtlamaya çalışmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu çizelgeler ve 2010 ve 2011 yıllarında çalışan iki tanığın beyanlarına dayanılarak tüm süre açısından hesaplama yapılmıştır. Mahkemece takdiri indirim yapılmadan ve yazılı gerekçe oluşturulmadan hesaplanan miktar hüküm altına alınmıştır.
Öncelikle bilirkişi raporundaki, “Davacı tarafından dosyaya sunulan imza çizelgeleri sayın hakimliğinizce yazılı delil, işyeri kaydı olarak kabul edilmesi halinde hakkaniyet indirimi yapılmamalıdır.” şeklindeki mütalaa, bilirkişinin yetkisini, görevini ve maksadı aşar niteliktedir.
Diğer taraftan dinlenen tanıkların beyanlarına çalışma süreleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir. Bu nedenle mahkemece davacı tanıklarının çalışma süreleri tereddütsüz bir şekilde tespit edilip, tanıkların beyanlarına sadece çalıştıkları süre ile itibar edilerek tanıkların çalışmadığı dönem için ise dosyada mevcut personel imza çizelgeleri değerlendirilerek, sadece personel imza çizelgesi olan aylar ile tanıkların çalıştığı süreler açısından fazla mesai yapılıp çizelge ile belirlenen miktarlardan takdiri indirim yapılmadan, tanık beyanları ile belirlenen kısım için takdiri indirim yapılarak sonuca gidilmelidir.
Mahkemece bu hususların gözden kaçırılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy