MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan T.C. Sağlık Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlığa ait ... Devlet Hastanesi'nde 1995 yılında acil serviste temizlik elemanı olarak çalışmaya başladığını, çeşitli taşeron firmalar bünyesinde çalıştığını ve en son diğer davalı taşeron şirket bünyesinde çalışmasının olduğunu, müvekkilinin 15/08/2005 tarihinde emekli olması nedeniyle işten ayrıldığını, ancak hiçbir işçilik hakkının ödenmediğini, müvekkilinin çalışmasının aralıksız olduğunu, en son asgari ücret üzerinden maaş aldığını, yemek gibi sosyal haklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, talep edilen alacağa zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı ile müvekkili kurum arasında iş sözleşmesi imzalanmaması nedeniyle idareye husumet yöneltilemeyeceğini, idarenin asıl işveren olmayıp ihale makamı olduğunu, talep edilen faiz oran ve başlangıç tarihlerinin yasaya aykırı olduğunu, davanın asıl sözleşmenin tarafı olan taşeron firmalara ihbarını talep ettiklerini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...-... Ltd. Şti. davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 01/07/1995 ile 15/08/2005 tarihleri arasında, toplam 3698 gün süreyle asıl işveren olan davalı ... bünyesinde bulunan ... Devlet Hastanesi'nde alt işveren olan taşeron firmalarda kesintisiz çalıştığı, taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu ve davacının 15/08/2005 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, kıdem tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C Sağlık Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı T.C Sağlık Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının emekliliğe hak kazandığına ilişkin ilgili Kurumdan aldığı belgeyi davalı işverene sunduğuna ya da 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine dayanarak iş sözleşmesini feshettiğini davalı işverene bildirdiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Mahkemece faiz başlangıcının tespiti açısından davalı işverenin davacının emeklilik nedeniyle feshini öğrendiği tarihin araştırılarak hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
3- Davalı T.C Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen başvuru harcından sorumlu tutulması ve davada birden fazla davalı olduğu halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde "davalıdan" denilerek hüküm kurulması hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacak miktarının, net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy