MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, fazla çalışma ile ilgili belirlenen haftalık fazla mesai saatleri üzerinden işçilere işe giriş tarihinden itibaren %50 zamlı fazla mesai alacağının aldığı ücrete dahil olmayacağına dair kısmına ve Haziran-Temmuz-Ağustos 2013 aylarına ait 19 saatlik fazla mesai ücretlerinin ödenmesi kararına itirazlarının kabulü ile buna bağlı yazı ve yaptırımlarından rapordan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/09/2014 tarihli müfettiş raporunda iş müfettişlerinin fazla çalışma ile ilgili olarak inceleme yapılan mutfak, bar, restoran bölümünde çalışan işçilerin haziran-temmuz-ağustos 2013 aylarına ait ücret bordrolarında aldıkları ücrete dahil olan aylık 19 saate tekabül eden fazla çalışma ücretlerinin ayrıca 4857 S.K. Nun 41/2 maddesi gereği % 50 zamlı olarak işçilerin maaş hesaplarına yatırılması gerektiği şeklindeki görüşüne hukuken ve fiilen katılımların mümkün olmadığını, işçilerin fazla mesai ücretlerinin ödendiğinin yazılı belge ile sabit olduğunu, yıllık 270 saate kadar yapılan fazla mesai ücretlerinin işçinin aldığı ücrete dahil olduğuna dair taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin yasal ve geçerli olduğunu, fazla mesai düzenlemesinin gece postasında çalışan işçileri iş sözleşmesinde de yer aldığını, sözleşme serbesti gereği gece fazla çalışma yapılmayacağına dair müfettiş raporunun ilgili kısmının da iptalinin gerekmekte olduğunu, raporda fazla çalışma ile ilgili belirlenen haftalık fazla mesai saatleri üzerinden işçilere işe giriş tarihinden itibaren % 50 zamlı fazla mesai alacağının aldığı ücrete dahil olmayacağına dair kısmına ve haziran-temmuz-ağustos 2013 aylarına ait 19 saatlik fazla mesai ücretlerinin ödenmesi kararına itirazlarının kabulü ile buna bağlı yazı ve yaptırımlarından rapordan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;davacı taraf her ne kadar Bölge Çalışma müdürlüğü müfettişlerinin 30/09/2013 tarihli raporunun iptalini talep etse de; işçilerin 19 saat dahil fazla çalışma ücretinin işçinin aldığı asgari ücretin veya buna yakın bir ücretin içinde yer almasına dair iş sözleşmesinde ki hükmün 6098 sayılı yasanın 20 maddesi gereğince geçerliliğinin kabulünün mümkün olamayacağı, işverenin yasal düzenleme gereğince asgari ücretin altında işçi çalıştırmasının yasak olduğu bir durumda asgari ücret veya buna yakın bir maaş alan işçinin iş sözleşmesindeki 270 saat uygulamasına dayanılarak işçiye fazla mesai yaptırılması ve bunun karşılığının ödenmemesinin hakkaniyette aykırı olacağı, raporda belirtilen işçilerin aylık ücretlerinin asgari ücret veya buna yakın ücret olduğu, Bölge Çalışma müdürlüğü müfettişlerinin raporunun yasaya ve usule uygun olduğu anlaşılmakla 20/11/2014 havale tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 92. maddesine göre ise:
“91. madde hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93 üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiği zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak İş Teftişi Tüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler.
Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir”.
Anılan yasal hükümler ile Çalışma ilişkilerini korumak ve geliştirmek, ortam ve koşullarını denetlemek görevi iş müfettişlerine verilmiştir. Buna göre iş müfettişleri işyerinde genel, kontrol ve inceleme denetimi yaparlar.
İşyerinde işin yürütümü yönünden çalışma hayatı ile ilgili tüm mevzuat hükümlerine ve işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından ise; işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin mevzuat hükümlerinin uyulup uyulmadığının tespiti, genel denetimdir. Genel denetim ise yargısal faaliyet olarak nitelendirilemez.
Kontrol denetimi ise, genel denetim sonrası (işin yürütümü veya işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin) mevzuata aykırılık ve eksiklik olarak tespit edilen olguların, verilen süre içinde giderilip giderilmediğini kontrol edilmesidir.
İnceleme denetimi, bir kişinin ya da kurumun başvurusu üzerine yapılan denetimdir.
6100 sayılı HMkK.’un 106/son maddesine göre ise Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.
Diğer taraftan 6100 sayılı HMK.’un 114/1.d maddesi uyarınca “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları” dava şartıdır. Aynı kanunun devam eden 115/2 maddesine göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”.
Dosya içeriğine göre davalı Bakanlığın İş Müfettiş raporu, işyerinde çalışan Kemal Karadoğan adlı işçinin şikayeti üzerine düzenlenmiştir. Bu hali ile raporun inceleme denetimi sonrası tanzim edildiği açıktır. Ancak burada raporun iptalinde zarar görecekler başvuran dolayısı ile taraf olması gereken işçilerdir. Bu rapora karşı iptalin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92. maddesi kapsamında itiraz olarak değerlendirilmesi ve başvuran işçilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle davacı işverene şikayet eden işçilere davayı yöneltmesi için süre verilmeli, adı geçenlerin savunması alınmalı ve delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.