MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, ücret farkı alacağı, yasal ilave tediye farkı alacağı, akdi ilave tediye farkı alacağı, yıllık izin ücreti ve yıpranma prim farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... İl Özel İdaresi bünyesinde 4875 sayılı Yasa hükümlerine tabi kadrolu işçi olarak çalıştığını, davacının daha önce Köy hizmetleri bünyesinde çalıştığını ancak kuruluşun kapanması ile davacının İl Özel idaresi personeli olduğunu, daimi kadroya geçirilirken geçmiş dönem çalışmalarının kıdem ve derecesine yansıtılmadığını ileri sürerek, ücret farkı, akdi ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı, yıpranma prim farkı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, talep edilen hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının "geçiçi" işçi pozisyonunda daimi kadroya geçtiğini, yevmiye intibaklarının almış oldukları yevmiye düşürülmeden ücret skalası karşılığı kademenin verildiği, 2013 - 2015 dönemi TİS'in geçici 2. maddesinde Köy hizmetlerinde mevsimlik işçi olarak geçen sürelerin yargı kararları doğrultusunda intibakının yapılması yer alsa da davacının emekli olması nedeniyle sözleşmeden yararlanamayacağını, davacıya yıllık izin ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece ücret farkı, akdi ilave farkı ve yıpranma prim farkına ilişkin alacak talepleri bakımından hüküm kurulurken, sırasıyla “1,532,54 TL net ücret farkı alacağından, 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, ıslahla artırılan 1,432,54 TL'sinin 01/03/2011 tarihli TİS'in 103. Maddesi gereğince ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizin altında kalmamak üzere işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, “359,43 TL net akdi ilave tediye farkından 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, bakiyesi olan 259,43 TL'sinin TİS 104. Maddesine göre ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi geçmemek üzere işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ve “173,41 TL net yıpranma prim farkı alacağının, 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, bakiye 73,41 TL'sinin TİS 103 de belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizin altında kalmamak üzere işleyecek işletme kredisi faiziyle birlikte en yüksek mevduat faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine”şeklinde hüküm kurulmuş olup, hükmün bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmadığı gibi HMK 297. maddesine de aykırıdır.
Her üç alacak kalemi bakımından da faiz başlangıç tarihi ve hüküm altına alınan miktar itibariyle hakediş tarihleri itibariyle gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.