MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının işten haklı sebeplerle ayrılmak zorunda kaldığını, davacının 09/08/2004-15/12/2008 arasında aralıksız olarak davalı işverenlikte çalıştığını, davacıya hiç yıllık izin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı Bakanlık vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının fazla mesai yapmadığını, yatırılan bayram ücretlerinin bordrolarda gösterildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının çıkarıldığını belirttiği 15/12/2008 tarihinde davacının çalıştığı yerde müvekkilinin yüklenici olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, tanıkların dinlendiği, hesap bilirkişinin raporunda özetle: kıdem tazminatının 9.584,37 TL, İhbar tazminatı 1.906,80.-TL , yıllık ücretli izin alacağı 5.107,50 TL, fazla mesai üretinin 6.039,72 TL, dini ve milli bayram genel tatil alacağının 1.153,78 TL olarak hesaplandığının bildirildiği, davacının iş akdini çalışma şartlarının ağırlığı, yıllık izinlerin kullandırılmaması nedeniyle haklı nedenle fesih ettiğini belirttiği, ispat yükü üzerinde bulunan davalı işverenin davacının iddiasının aksi yönde her hangi bir savunmasının olmadığı ve davacı işçinin sebepsiz yere kıdemi olan işçinin iş akdini feshetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı işverenin iddialarını destekleyen delillerini dosyaya sunmadığı gibi tanık beyanlarının da bu iddiayı desteklemediği ve davacının iş akdinin haklı bir nedene dayanmadan ve İş Kanunu 18 ve 19. maddelerde belirtilen usul ve esaslara riayet edilmeden işverence feshedildiğinin anlaşıldığı, davacının toplam hizmet süresinin 4 yıl, 4 ay 7 gün olduğu ve ücretin günlük 21,29 TL ücret de baz alınarak toplamda 2.779,94 TL kıdem tazminatı almayı hak kazandığı, yıllık izin ücreti alacağı bakımından; yıllık izin alacağının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, iş akdinin fesih tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalıların süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu ve davacının yıllık izin alacağının zamanaşına uğradığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin kabulüne, yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Şirket vekili ve davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatı bakımından, dava dilekçesinde davacının işten haklı sebeple ayrılmak zorunda kaldığı belirtilmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde davacının çıkarıldığını belirttiği tarihte müvekkilinin davacının çalıştığı yerde yüklenici olmadığını savunmuştur.
Davacı tanığı ... "ücretler mesailer ödenmediği izinler kullandırılmadığı için işten ayrıldı, çalıştığı dönem içerisinde hiç yıllık izin kullanmadı yaklaşık 4,.5 5 yıl kadar çalıştı" yönünde, davacı tanığı Doğan "mesailer ödenmediği izinler kullandırılmadığı için işten ayrıldı çalıştığı dönem içerisinde hiç yıllık izin kullanmadı" yönünde beyanda bulunmuştur.
Dosya kapsamında davacının davalı nezdinde çalıştığı yaklaşık 4,5 yıl boyunca yıllık izin kullandığına dair belge yok ise de davacının yıllık ücretli izinlerini talep ettiği ve yıllık izin verilmediğine ilişkin de bir belge yoktur. Davacının başka bir işçilik alacağı talebi de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının iş aktini haklı feshettiği sübut bulmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Kabule göre, dava dilekçesinde belirtilen ayrılış tarihinde alt işveren dava dışı bir başka şirkettir. Ünvanı bazı kelimeler ile davalı Şirketinkinden biraz farklı olan "..." adlı bir şirketin Temmuz/2006-Nisan/2007 tarihleri arasında davacının hizmet dökümünde işveren olarak belirtildiği görünmektedir. Başkaca araştırma yapılmaksızın buna rağmen davalı şirketin son alt işveren gibi kabul edilerek 15/12/2008 itibari ile hesaplanan tüm kıdem tazminatından sorumlu tutulması hatalıdır. Davacının ayrılış tarihindeki son alt işveren dava dışı şirket ile davalı şirketin ilgisi olup olmadığı taraflardan sorulup gerekirse SGK'ndan, son alt işveren olarak görünen dava dışı şirketten, davalı Bakanlık'tan, davalı şirketten, Ticaret Sicili Müdürlüklerinden ve gerekli görünen ilgili yerlerden, hizmet alım sözleşmeleri, şirket bilgileri ve sair durumun aydınlatılmasına yararı olabileceği düşünülen belgeler getirtilerek son alt işveren olarak görünen dava dışı şirket ile davalı Şirketin ilgisi olup olmadığı, davalı şirketin davacıyı hangi tarihler arasında çalıştırdığı tespit edilip, davalı Şirketin davacıyı fiilen çalıştırdığı dönem ve önceki alt işverenlerin çalıştırdığı dönemlerden sorumlu olduğu, ayrıca hesaba esas ücreti miktarının da davalı şirekt bakımından sorumlu olduğu hizmet süresinin sonundaki ücret olduğu, yani davalı şirketin sorumlu olduğu hizmet süresi ve b u hizmet süresi sonunda geçerli olan ücret miktarı üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatından sorumlu tutulabileceğinin gözetilmemesi hatalıdır.
4- Çalışma olgusunu işçi ispatlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının kabul edilen hizmet süresi içinde hizmet dökümünde işten çıkış ve işe giriş tarihleri arasında hiç bir yerde çalışması görünmeyen bazı boşluklar ve çıkış-giriş işlemi olmaksızın değişik kodlarla eksik prim gün bildirimleri bulunmaktadır. Dairemiz tarafından incelenen, eldeki dosya ve eldeki dosya ile benzer mahiyetteki dosyaların birlikte incelenmesinde, tanık beyanlarında "Ücretsiz izin çok veriliyordu….İşçiler ücretsiz izin vermeleri ve çalışma şartlarının zorluğu nedeniyle işten ayrılıyordu", "Her yıl çıkış ve başlayış işlemimiz oluyordu. Bu çıkış ve başlayış işlemlerinin olduğu dönemde 15 günlük bir boşluğumuz oluyordu bu tarihlerde çalışmıyorduk ama herhangi bir ücrette ödenmiyordu." yönünde bazı beyanlar bulunduğu görülmektedir.
Yukarıda açıklanan davacının kabul edilen hizmet süresi içinde hizmet dökümünde işten çıkış ve işe giriş tarihleri arasında hiç bir yerde çalışması görünmeyen boşluklar ve çıkış-giriş işlemi olmaksızın değişik kodlarla eksik prim gün bildirimleri davacı asil duruşmaya bizzat celbedilerek bizzat davacı asilden ve ayrıca taraf vekillerinden sorularak, gerekir ise SGK'ndan, alt işverenlerden ve davalı Bakanlık'tan hizmet alım sözleşmeleri, davacının eksik prim günü bildirimlerine ilişkin belgeler, ücretsiz izin belgeleri, puantajlar ve sair durumu aydınlatabileceği düşünülen belgeler celbedilerek, belirtilen bu boşluk dönemleri ile eksik prim günlerinin davacının hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de kabule göre hatalıdır.
5-Kabule göre, kıdem tazminatı olarak hükmedilen miktarın brüt olmasına rağmen hükümde net olarak belirtilmesi de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/04/2018 tarihinde oy birliğiyle kabul edildi.
Full & Egal Universal Law Academy