MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı işverenlikte 31/07/2010-03/01/2011 tarihine kadar ve 20/03/2012-15/07/2013 tarihine kadar belirsiz süreli, sürekli ve tam süreli iş sözleşmesi ile "Asvalt Plent Operatörü" olarak toplam 1 yıl 8 ay 29 gün çalıştığı, İş Hukuku'nda sözleşmenin tazminatı gerektirmeyecek şekilde fesih edildiğinin ispat külfeti işveren üzerinde olduğu, dosyadaki bilgi, belge ve deliller göz önüne alındığında iş sözleşmesinin işveren tarafından 15/07/2013 tarihinde feshedildiği sonucuna ulaşıldığı, davacının 1 yıldan fazla aynı iş yerinde çalışmıştır. Bu kadar uzun süre çalışan bir işçinin tazminatlarından vazgeçecek şekilde iş akdini feshettiği somut, inandırıcı, yeterli deliller ile ispatlanması gerektiği, aksi halde işveren feshi kabul edilmesi gerektiği, dosyaya sunulan rapor ve tanık anlatımları davacının çalışma süresi, ihtarnameler birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin feshinin işveren tarafından yasaya aykırı şekilde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple bilirkişi tarafından 19/11/2014 tarihli ek rapor ile hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatının davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, davacı taraf bilirkişi raporunda belirtildiği gibi fazla mesai yapıldığını kanıtladığı, davalı işveren bu çalışmaların ve bilirkişinin belirlediği ücret alacağının karşılığının davacıya ödendiğini imzalı ücret bordroları veya eş değer yazılı belgelerle ispat edemediği, bir kişinin sürekli olarak fazla mesai yapması hayatın olağan akışına uygun olmadığından belirlenen çalışma sürelerinden takdiren % 30 oranında indirim yapıldığı, bilirkişi tarafından ek rapor ile hesaplanan miktarın davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, davalı taraf davacının yıllık izinlerini kullandığını veya iş akdinin feshinden sonra bedelinin davacıya ödendiğini ispat edemediği, yıllık izin ücreti bakımından da talebin kısmen kabulüne karar verildiği, her ne kadar davacı tarafından hafta tatili ücreti talep edilmiş ise de davacının haftada bir gün izin kullandığı anlaşıldığından davacının bu talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasının yöntemince kanıtlayamadığı anlaşıldığından davacının bu talebinin de reddine karar vermek gerektiği, anlatılan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gerekçesi ile hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, bir kısım davalı tanıkları dinlenmemiştir. Şöyle ki; davalı vekili cevap dilekçesinde tanık deliline açıkça dayanmıştır. Ön inceleme duruşmasında davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilince tanıklarının ad ve adreslerini bu kesin süre içinde bildirmiştir. Mahkeme ara kararı ile tanık sayısını 2 kişi ile sınırlandırmıştır. Davalı tanıklarından sadece 2 kişi dinlenmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde tanık listesinde yer alan tutanak mümzilerinin dinlenmesini talep etmiş, ek bilirkişi raporuna itirazında ve son celsede de bunu belirtmiştir.
Davalı vekilinin dinlenmesini talep ettiği bu tanıklar, tutanak mümzileri olup, tanık listesinde de belirtilmesine rağmen dinlenmeyen tanıklar ... ve ...'dır.
Tanık sayısının Mahkeme tarafından sınırlandırılması ve talebe rağmen tanıkların dinlenmemesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 26/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy